Ana içeriğe atla

Kadın kısmısının ağzıyla imtihanı..



Susmak, huyların efendisidir diyor bir hadisi şerifte..
hiç düşündün mü diyor sonra neden 2 kulak 1 ağız vermiş  yaratan..
insanın başına ne gelirse dili yüzünden gelir diyor birisi de..
şimdi üstlerine alınmasınlar ben de bir kadınım ama bu tarz atasözlerin nedense kadınlara itafen söylendiğini düşünüyorum , kendimce..

bakın ben şunu gördüm:
bir kız grubu içinden birisi ya da bir kaçı ayrıldığında , ya sesli ya kulaktan kulağa ya atıp tutulur, ya da gülünür, ya da çekiştirilir, ya da ayıplanır vs. vs.
ama ben şunu görmedim:
bir erkek grubu içinden birisi ayrıldığında , olaki içlerinden biri çıkıp da gidenin arkasından bişi desin..

sen hiç mi yapmıyorsun diyeceksiniz şimdi, insanız bunu tamamen kontrol altına nasıl alırız bilmiyorum ama,
inanın farkında olmadan yaptığımda bile kendimi durduruyorum..
ve utanmadan yanımdakini de susturabiliyorum çoğu zaman..
yarın bir gün o grup içinden ben ayrıldığımda aynısını benim için de yapacaklar diyorum ve susuyorum.

sonra bi de, kendi hayatına bir kere dönüp bakmayan, ben  kimim , kime ne faydam olmuş demeyenlerin başkalarının hayatlarını  bıçak altına yatırmasına ne demeli !
bakın ben mükemmelim demiyorum asla demem, çocuk yaştayım daha ne hatalarım oluyor, yavaşça öğreniyorum  ,  ama çevremdekilere az biraz baktıkça  ben böyle olmamalıyım diyorum..

çoğu zaman kadınların eşlerine hak veriyorum!
atsa atılmaz satsa satılmaz evlilikler görüyorum, üzülüyorum..
kadınların imtihanı ağzıyla, erkeklerin imtihanı da karılarıyla diyorum yapacak bişi yok..
ama şu başkalarını yermeden kendimize dönüp bakma konusunu bir kere daha düşünelim diyorum..



*foto by Dave's Marketplace

Yorumlar

  1. DİLİN KEMİĞİ YOK KADINIINKI HİÇ YOK
    ÇEKİLİŞİ VAR BEKLERIM SEVGILER:d

    YanıtlaSil
  2. güzel bi yazı. emeginize saglık

    YanıtlaSil
  3. Dışarıda gezerken bazen "bu insanlar hiç mi aynaya bakmıyor?" diye duyduğum cümlenin bir başka yüzü.

    Evet, insanlar hiç kendilerine bakmıyor. Sadece önündekilere bakıyor.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Aşka Yükseliş ve Seni İstiyorum

AŞKA YÜKSELİŞ  Ben izlediğim filmin yorumunu hemen bloga ekleyemezsem bir daha kafamdakileri toparlayıp yazamıyorum buraya sevgili okuyucularım.. o yüzdendir ki bu iki filmi hemen sizlerle paylaşmak istedim.. birbirinin peşi sıra çekilmiş iki film bunlar.. ilkinden başlıyorum önce "Aşka Yükseliş" filminden yani.. ünlü Melisa P. filminin oyuncusu Maria Valverde ile yakışıklı bir uşak başrolde.. zengin kız Babi ile sorunlu, agrasif , motorcu genç Hugo'nun aşkını konu alıyor tamamen.. yani tahmin ediyorum hangi kız izlese erir biter Hugo'nun yaptığı romantiklikler karşısında.. tamam sorunlu olabilir ama aşkın hakkını da çok iyi vermiş.. yani severek izlediğim filmin sonuna ne kadar üzüldüm anlatamam ! güzel işlenmiş bir konu ama sonu saçma bitmişti.. mutlu sonla bitmeyen filmleri sevmiyorum ben.. neyse film hakkında birşeyler araştırırken bir de ne göreyim, filmin devamı çekilmiş meğersem.. SENİ İSTİYORUM İşte filmin devamı seni...

yıldönümü hikayesi

1. evlilik yıldönümü, bunu yazarken bile şoklar geçiriyorum zamanın bu kadar çabuk geçtiğine inanamıyorum.. 2 ağustosta bir yılımızı doldurduk.. bana evli misin diye soranlara -evet yeni evliyim diyordum , bir yıl dolmuş artık neyine yeni diyorsam.. ilk yılın heyecanından mı, mutluluktan mı, birbirine alışma çilesinden mi neden bu kadar çabuk geçti anlamadım.. bir senede tecrübe ettim ki ne kadar uzun sevgililik yaşarsan yaşa, aynı eve girmedikçe ben onu çok iyi tanıyorum deme ^^ bazı huyları seni sinir ederken bazı çok güzel huylarına şaşa kalıp bayılabiliyorsun.. sevgiliyken aman kavga anında ağzımı tutayım dediklerini evlendikten sonra daha rahat söyleyebiliyorsun :) bunun sebebi ne olursa olsun zaten karı-kocayız beni terk edemez duygusu olabilir :D her kavga sonrası barışma çabaları ise tadından yenmez güzel bir olay.. evlilikteki kadın erkek iş dağılımının adaletsizliğine takıyorsun bazen kafayı.. yemek, çamaşır, ütü, temizlik, alışveriş kadının asli görevi...

Kırlent yaptım, oldu :)

İstanbul'da en sevdiğim şeylerden birisi "pazar kültürü".. neredeyse her semtte, haftanın belli günlerinde kurulan pazarlara bayılıyorum.. bazıları kıyafet ağırlıklı bazıları yiyecek.. evlenmeden önce sadece kıyafetlere bakıyordum, mango, koton, bershka ne istersen buluyorsun :) şimdi işler biraz değişti tabi, her hafta mutfak alışverişini pazardan yapmak büyük keyif benim için.. artık mağazalarda satılan çoğu şeyin muadili hemencek pazarlarda satılıyor.. mesela bu kırlentler, normal mağazada 30, 40 liraya satılıyor hatta daha da pahalı.. mor çiçekli fon perdeme uygun kırlent aldım ben de bu hafta.. içi boş kırlentlerin tanesi 5 lira.. evlenirken aceleyle aldığım bazı yastıklarımı hiç beğenmiyordum.. pamukları bir garip olmuştu zamanla.. aklıma bu şekilde değerlendirmek geldi ve yastıklarımı kesip kırlent yaptım.. içlerindeki pamuğu direk kırlente doldurmadım, pazardan tanesi 2 liraya beyaz mitil aldım.. sonuç toplam 14 liraya iki tane yepyeni cicili bicili k...