Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Bebekli Hayat etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Prima ve Minies Bebek Bezi Karşılaştırması?

market poşetleri kadar ses getirmese de, prima bebek bezlerindeki fiyat artışı herkesin bütçesini yerle bir etti diyebiliriz.. bir kaç aydır ardı arkası kesilmeyen zamlar, doların artışı derken, yiyecek, giyecek, yakacak herşey ateş pahası oldu.. oğlum doğduğundan beri prima kullanıyordum.. inceliği, esnekliği, yumuşaklığı herşeyinden memnun kaldım.. şimdi 2 yaşa girmek üzereyken bebek bezini değiştirme kararı aldık.. sebebi tabiki fiyatların 2 katına çıkmış olması.. 45 liraya aldığımız bu yukardaki paket şuan 90 lira? tabi kampanyaları ve fırsat  paketlerini takip ederseniz bu fiyata alabilirsiniz. daha önce akrabalarımda sleepy ve canbebe kullananlar vardı, nasıl olduklarını merak edip bir iki tane onlardan alıp kullanmıştık.. ama ikisi de kalın ve sert gelmişti bana.. o kalın bezler doldukça öyle ağırlaşmıştı ki kesinlikle bezimi değişmem, ben primadan çok memnunum diyordum ki, minies ile karşılaştık.. minies sadece migroslarda satılan migros...

bir yılda 3. bakıcıya merhaba!

neden eskisi gibi yazmıyorsun diyorlar? tam düzlüğe çıktık dediğimizde hayat yolumuza yeni yeni kayalar atıyor.. mesele oğlum olunca elim ayağım kilitleniyor, hayatımın akışı duruyor resmen.. bir yılda üç bakıcı değiştirmek zorunda kaldık.. çocuğum anne kokusuna hasret büyürken onu farklı farklı kadınların eline bırakıp çıkmak! vicdanım paramparça işe gelirken bütün gün aklımı evde bırakmak beni bir hayli yıprattı. tanımadığım insanların gözünde samimiyet ve Allah korkusu aradım.. Allah korkusu olan birisi bana göre bir bebeğe, bir yavruya kötü bir şey yapamazdı çünkü.. çocuğuma iş gözüyle değil de severek bakabilecek birini istiyordum sadece.. ilk bakıcımız üst komşumuzdu ve bir kat aşağı inerek 5 ay oğluma baktı.. tek istediğim çocuğumu yedirmesi uyutması ve oyun oynamasıydı.. hem bakıcının hem oğlumun yemeğini ben hazırlıyordum zaten.. bir kaç ay geçtikten sonra bütün gün evin içinde durmaktan sıkıldığını dile getirmeye başladı.. derken annesi vefat edince m...

kırk uçurma sepeti nasıl hazırlanır :)

Ben bir keresinde kırk annesi olmuştum :) kırkı çıkan Güneş kıza adı gibi sıcacık bir sepet hazırlamıştım.. bebekler doğduktan sonraki 40 gün boyunca kendilerini anne karnında gibi hissederlermiş.. kırk gün hem anne hem de bebeğin toparlanması için dikkat edilmesi gereken bir süredir.. bu süreci atlatan anne ve bebeğin kırkıncı günlerini bazı seramonilerle kutlamaları, kırk uçurma, kırklama, kırk çıkarma diye geçmektedir.. kırkıncı gün kendi evinde banyosu yaptırılan bebek ise ev gezmesine götürülür.. gidilen evde de ufak çaplı hediyeler hazırlanır ve kırk uçurma tamamlanır.. ben de böyle bir sepet hazırlayarak elimden geldiğince merasime destek olmaya çalıştım :) sepeti ve minik keseleri eminönünden alıp kurdeleyle süsledim.. keselerin içine yumurta, pirinç, şeker, tuz gibi şeyler koyup, ne anlama geldiklerini bilgisayarda yazıp çıktı aldım ve keselere zımbaladım.. iyi kalpli olsun diye pamuk,  tok gözlü olsun diye yumurta, bol kazançlı bir hayatı olsun...

bebek hediye sepeti nasıl hazırlanır?

şöyle bir gerçek var ki bebeğiniz ilk 1 yıl size hediye gelen kıyafetleri giyiyor :) her ne kadar değişim fişleri olsa da, el kadar bebekle değiştirmeye üşeniyor, zaten iki ay sonra olmayacak bu kıyafetler ona diyerek giydiyorsunuz herşeyi.. doğumdan sonra beni en çok mutlu eden hediyeler böyle özenle hazırlanmış hediye sepetleri oldu.. tabiki bebek ziyaretine giderken altın da götürmek isteyebilirsiniz :) ama şöyle minnoş parçaları birleştirerek hazırlayacağınız bir sepet, lohusa annelerin yüzünü hayli güldürecektir.. tabiki değer verdiğiniz kişilere böyle süprizler yapmak ayrı güzel olacaktır.. ben de kıymetli arkadaşıma hazırladığım kutunun fotoğrafını çekmiştim, hediye sepetinin içine neler koyulabilir örnek fotoğraflarla sizinle paylaşmak istedim.. kızım olmadığı için bu elbiseyi aldığımda çok heyecanlanmıştım  ve dolabıma asıp fotoğrafını çekmiştim :) elbise Güneş hanımın hediye sepeti içindeki en sevdiğim parça oldu.. bebeklerin en...

ek gıda serüvenimiz

ek gıdaya geçiş her annede ufak çaplı strese ve heyecana sepeb olmuştur sanırım.. aylar öncesinden başlamıştım ben araştırmalara.. nerden ve nasıl başlamak gerekiyor,  hangi ay hangi sebzeleri vermek gerekiyor ? çok şükür ki ben bebeğini emzirebilen o şanslı annelerdenim! şanslı diyorum çünkü malesef çoğu anne bebekten ya da kendisinden kaynaklanan sebeplerden dolayı emziremiyormuş.. ek gıdaya geçince anladım emzirmenin rahatlığını.. akarı yok kokarı yok günün her dakikası sıcak süt hazırdı :) ama 6. ayımıza geldiğimizde ufaktan yemeklerle tanışması gerekiyordu küçük adamın.. ek gıda serüvenimizde "Gurme Bebek"  sitesinden çokça faydalandım.. ve tabiki etrafımdaki deneyimli annelerden tecrübelerini dinledim.. 6. ay doktor kontrolünden sonra yavaş yavaş başladık yemeye.. *ek gıdanın en önemli kuralı 3 gün bekleme kuralıymış! her ne verirseniz verin, 3 gün üst üste vererek ilerlemek gerekiyormuş.. olur da bebeğinizin bir meyveye,  sebzeye ...

çocukta yaparım kariyer de :)

merhabalar .. aylardır uğrayamadığım bloguma nihayet geri döndüm :) hamilelikti, doğumdu, lohusalıktı derken günler su gibi geçti.. ve şuanda "çocukta yaparım kariyer de! " sloganıyla hayatıma kaldığım yerden devam ediyorum.. ücretli, ücretsiz bana tanınan bütün izinleri kullanıp oğlumu 1 yaşına kadar kendim baktım.. ilk başta bakıcıya bırakıp işe başlamak gerçekten çok çok zor geldi.. çünkü 1 yıldır 1 saat bile ayrı kalmamıştık.. nihayet o bakıcısına ben de ondan ayrı kalmaya alıştım ve biraz rahat nefes aldım.. anneliğin yüzde doksanı vicdan muhasebesiymiş.. beslenmesi, bakımı, eğitimi herşeyi en güzelinden olsun istiyorsunuz.. ve ona yetebiliyor muyum sorusu sürekli kafanızı kurcalıyor? artık bütün hayatımız onun etrafında dönüyor.. çocuk sahibi olmak mükemmel birşeymiş :) Allah isteyen herkese nasip etsin.. NOT: Annelik izni hakkında Hamileliğin 37. haftasından sonra çalışmak yasak, bu haftada hastahaneden çalışamaz izni alıp iş yeri...

anne yanı beşiği tavsiyesi

Merhabalar küçük hanımdan :) bebek hazırlığında olanlara kesinlikle tavsiye edeceğim anne yanı beşiğinden bahsedeceğim sizlere.. bence bebekli hayatın en zor yanı saat başı emzirmek için uyanmakmış :) oğluma ayrı oda yapmıştık ama ilk başlarda onu yatıramazdım hemen yanımda olması gerekiyordu.. biz de yanımıza küçük sepet beşik mi alsak diye düşünürken internette bu anne yanı beşiklerini gördük.. sıfırları acaip pahalı gelince uygun fiyata letgo'dan tertemiz bir anne yanı beşik buluverdik.. anne yanı beşikler karyolanızla aynı hizaya ayarlanabiliyor. aynı balkon gibi.. gece ağladığında yerimden kalkmadan hemen emzirip yerine koyuyorum. sallanma özelliği de var ağladığında hafif sallıyorum daha rahat uykuya geçiyor. yaklaşık 1 yaşına kadar yatılabiliyormuş bunda tabi bebeğin kilosuna boyuna göre değişir bu durum.. aldığım en kullanışlı ürün bu oldu diyebilirim.. uyurken elini tutarak uyuyorum bazen, sepet beşiklerde bunu yapmak imkansız.. ilk bebeğimiz olduğu i...

bebek ayakkabı sitesi freesure

Merhaba arkadaşlar , size bebek ayakkabısı üretimi yapan bir siteden bahsetmek istiyorum.. sitenin adresi freesure  tık tık instagramı takip edenler bilirler bir çok hesapta sürekli hediye çekilişleri yapılmaktadır.. ben de oğluşumun şansına  freesure hesabının yaptığı çekilişe katılmıştım.. her ay düzenli olarak çekiliş yapıyorlar ve 3 şanslı kişiye bebek ayakkabısı veriyorlar :) çekilişten benim adım çıkmamıştı ancak freesure instagram hesabından bir mesaj almıştım.. "güzel yorumunuz için teşekkür ederiz, çekilişte adınız çıkmadı ama biz size hediye bir çift ayakkabı göndermek istiyoruz yazıyordu" ve iki gün sonra kargo ücreti dahi ödenmiş şekilde ayakkabımız evimize gelmişti.. bu ince düşüncelerinden ötürü sayfanın adresini sizinle paylaşmak istedim, belki aranızda alışveriş yapmak isteyenler olur diye.. çünkü hem uygun fiyatlı hem de çok kaliteli şık tasarımlar var ;)

lohusalara söylenmemesi gerekenler

daha önce hep okurdum, nedir bu lohusalardaki atar bu sinirin sebebi nedir acaba derdim.. alt tarafı sütün yetiyor mu diye sormuşlar yani ne var bunda.. ya da doymuyor bu bebek demişler nesi var bunun canım derdim :) taaa ki lohusa olana kadar.. lohusalara söylenmemesi gerekenler değil,  başlığı, annelere söylenmemesi gerekenler diye değiştirmek istiyorum çünkü çocuğuna yapılan olumsuz yorumlar her zaman sinir stres sebebi bence.. anne olmak offf anne olmak! bunun bir aylığı iki aylığı yok.. o minnacık yavruyu kollarına verdiklerinde, en acemi kadın bile on kaplan gücünde,  ağız dolusuyla ANNE OLUYOR! o yüzden o anneye bebeğine bakamıyorsun veya bebeğine yetemiyorsun gibi sözleri ima dahi etmek acaip sinir bozucu olabiliyormuş.. *bu bebek doymuyor, aç bu bebek, sütün yetmiyor mu acaba mama mı versek! güm! *daha eline alır almaz ateşi mi var bunun sanki hasta gibi! güm! *sanki zayıflamış görmeyeli! güm! *geceleri kaç kere uyanıyor! *hee, on...

40 uçurma ve 40 mevlidimiz :)

Ağlamasıydı, gazıydı, uykusuzluğuydu derken zaman su misali gerçekten,  oğluşum doğalı 3 ay olmuş bile.. bu zaman içinde 40 uçurma ve 40 mevlidimizi de yaptık tabiki.. belki fikir olur diye mevlid hazırlıklarımızı da yazmak istedim.. kırk mevlidi illaki kırk günlükken yapmak zorunda değilsiniz. zaten 40. günümüzde kırk uçurmamızı yaptık biz.. önce oğluşuma banyo yaptırdık, banyo suyuna altın yüzük attık.. kalan sudan biraz da ben aldım ve ben de duşumu aldım.. adettenmiş duşun sonunda oğluma da kendime de 40 tas su döktük.. sonra da cicilerimizi giyinip arkadaşımın evine kırk uçurmaya gittik.. sağolsun arkadaşım da araştırıp bize çok güzel bir masa ve kırk uçurma adetlerini hazırlamış.. pamuk,yumurta , para, şeker, tuz ve un koymuş minik tabaklara. pamuk gibi ak sakallı dede olsun, yumurta gibi tok gözlü olsun, bol kazançlı olsun hayatının tadı tuzu yerinde olsun anlamlarına geliyormuş bunlar.. çok hoşumuza gitti bizi çok mutlu ettiler ailecek.. duala...

doğum hikayem ve hoşgeldin oğlum..

merhabalar küçük hanımdan :) uzun bir aradan sonra nihayet bilgisayar başına oturabildim Arın Asaf uyanmadan doğum hikayemi yazıp kaçmayı düşünüyorum :) son yayınladığım yazıyı okudum öncelikle, son haftamızda ne zaman doğuracağım diye heyecandan ölüyordum.. son zamanlarda doktorum iki günde bir nst çekip sancılarımı kontrol ediyordu, bu arada ben dışardan özel doktora gidiyordum doktorumun adı Türkan Mutafoğlu, doğum yapacağım hastahaneye bir kere randevu alıp gittik çok fazla sırada bekledik üstelik doktorun tavırlarından hiç memnun kalmadık, biz de araştırıp hakkında tek kötü yorum olmayan tecrübeli doktorumuz Türkan Mutafoğlunu seçtik. ben 41. haftamın içine girmiştim hala hiç bir doğum belirtisi yoktu.. son gün yine nst çekildik ve eve geldik.. o gece sabaha karşı karnım ağırmaya başladı uyandım.. sancı değildi ama uyuyamamıyordum, sabah 7 gibi kalktım lavoboya gittiğimde nişan geldiğini gördüm.. doğumdan önce çok fazla okumuştum su gelmesi nişan gelmesi hepsini ezbe...

bebek odamız ve son haftamız :)

merhabalar küçük hanımdan :) merak edenler için bir kez de buradan söyleyeyim hala doğurmadım :) 41. haftamızın içindeyiz ve Arın Asaf bey içerde gayet rahat görünüyor.. bu haftanın sonuna kadar bekleyeceğiz, normal şekilde gelmezse suni sancıyla, yine de olmazsa son çare sezeryan ameliyat olacağım :( bundan sonraki yazım muhtemelen doğum hikayem olur bakalım bizi nasıl bir hikaye bekliyor :) bebeklere ayrı oda yapmak ya da yapmamak? daha önce bu konuda ne düşündüğümü yazmıştım.. bana kalsa yanıma küçük bir beşik alırdım odayı büyüyünce yapardım.. ama bebek eşyalarını koyacak ekstra dolaplarım olmadığı için ferah ferah kullanabileceğimiz küçük bir oda yapmaya karar verdik.. piyasadaki hazır bebek odaları ateş pahasıyken biz herşeyi parça parça alıp takım yaptık.. renkler de birbirine uyunca zaten takım gibi göründü.. mobilyaları aldıktan sonra içlerini doldurmak en zevkli kısmıydı.. beşiğimiz sallanabilen istenildiğinde sabitlenen bir beşik....

güle güle 2016, hoşgeldin güzel 2017 :)

"Bir çocuk dünyaya geldiğinde kulağına ezan okunur ancak namazı kılınmaz, bu kişi  öldüğünde ise cenaze namazı kılınır  ancak ezanı okunmaz.. bunun nedeni doğarken okunan ezan zaten onun cenaze namazının ezanıdır.. ikinci bir ezan okunmaz çünkü dünya hayatı oldukça kısadır ve iki ezan okumak için vakit yoktur." Alıntı: Hayat Nur Artıran işte hayat bu kadar, göz açıp kapayana kadar geçen bir ömür.. hiç sonu gelmeyecekmiş gibi koşturmamız, kavga etmemiz, kalp kırmamız, savaşmamız neden? 2016 yılının son yazısını yazmak istedim ben de.. ülke olarak çok zor bir sene geçirdik.. bütün bloglarda aynı isyan, bit artık 2016! onedio sitesi çok güzel bir yazı hazırlamış, 2016 yılında ülkece neler yaşadık hepsini yazmışlar.. buradan yazıyı okuyabilirsiniz tık tık dilerim 2017 barış dolu, huzur dolu bir yıl olsun.. *** ülke gündemi dışında 2016 yılının benim için önemi tabi ki "anne oluyorsun merviş" haberidir :) zaten haberini aldığımdan beridir başka bir alemde...

bebeklere ayrı oda yapmak ya da yapmamak?

hafta:28 kilo:70 ruh hali: gel-gitli kalbi: güm-güm küçük hanımdan herkese selamlar :) oğluşumun gelmesine çok az bir zaman kala hazırlıklarımız tüm hızıyla devam ediyor.. giderek ayakta durmakta ve yürümekte zorlandığım için büyük işleri erkenden halledelim dedik.. bebeklere ayrı oda yapmak ya da yapmamak? benim düşüncem yatağımın yanına bir beşik alıp odayı büyüyünce almaktı.. ama şartlar ve imkanlar sürekli fikrimizi değiştirdi.. yatak odamda beşiği koyacak alan olmaması,  bebek eşyalarını koyabileceğim ekstra dolaplarımın olmaması, evin küçüklüğü derken en iyisi küçük odamızı ferah ferah bebeğe ayıralım rahat edelim dedik.. ben kalabalık yapmasın diye vitrindi, konsoldu hiç birini almamıştım evlenirken.. az olsun ferah olsun düşüncesindeydim, hala da öyleyim :) dolaplarımız ancak bize yetecek kadar olunca oğluşuma ayrı dolaplar almak farz olmuştu.. şimdi misafir odama taşındık ve  küçük odamızı bebek odası yaptık.. boyasıydı , mobilyasıydı ...