Ana içeriğe atla

Cesaretin Var Mı Aşka ?



Yine izlemeye geç kaldığım filmlerden birisini size yazmanın heyecanı ile doluyum..
2003 Belçika- Fransa yapımı bil film Cesaretin Var Mı Aşka ?
romantik, duygusal, iç burkan, ay ıhh yapma be kızım, gitme be oğlum dedirten sümüklü bir film..
yanlışlıkla bir şarkı ararken denk geldim ve hemen araştırıp izledim .

oyuncuların hikayesini çocukluk anılarıyla birleştiren filmler kalbimin en güzel köşesi sizin :)
geçen senelerde çıkan Aşk Tesadüfleri Sever de bunlara örnek, Amelie de bunlara örnek..

Yakışıklı oğlan, güzel kız !
aşk filmlerinde olmazsa olmaz, fikrimce..
asi , çılgın ruhlu kızımız yakışıklı erkeğimizi oyunlarına alet etmek için elinden geleni yapar..
annesini kaybeden erkeğimiz , zaten soğuk olan babasından iyice uzaklaşır ve çocukluk arkadaşıyla büyür..
her ne kadar aşk olmasa da , büyük bir aşkın da onlarla birlikte büyüdüğünü sonradan farkederler..
birbirlerini gerçekten sevip sevmediklerini anlayana kadar aradan yıllar geçer..
10 yıl sonra buluşmak üzere diye verilen sözle bir araya gelirler..
ikisi de başkalarıyla evlidir ve ikisi de mutsuzdur..
kavuşurlar ama eşleri onlara engel olmaya çalışır, kaçarlar ve o inanılmaz sahne gerçekleşir !
burasını yazmıyorum , izlemeyenler olabilir :) merak edin açın izleyin diye..

filmden bir kaç anlamlı mesajla bitireyim,
bu arada filmi izlemiş olanlardan filmin sonuna dair yorum bekliyorum,
anlayamadığım bir iki yer var da bakayım siz anlamış mısınız :)

* Küçükken büyümenin yavaş yavaş olduğuna inanırsın, halbuki aniden oluveren bir şeydir bu, baban "YETER !" der ve büyürsün..
* Yetişkin olmak, 210 basabilen bir arabaya sahip olup, 60 km'yi aşmamaktır.


Yorumlar

  1. En sevdiğim filmlerden biri!! Hep bu şekilde ölmek isterim :)

    YanıtlaSil
  2. Ayy ben de bayılmıştım! Ama sonunu hatırlamıyorum şimdi net olarak. sen sor yine de bakayım :)) bidaha izlemeli kesinlikle.

    YanıtlaSil
  3. ebrus-kus ; valla hayal gücüne hayran kaldım :D sevdiğinle ölmek bile olsa ölüm çok korkutuyor beni..

    craft and decorate ; hani ikisinin üzerine de beton döküyorlar ve boğularak ölüyorlar ya, ama sonrasında yaşlı iki çiftin o oyuncak kutusuyla oynadığını gösteriyorlar.. aklım karıştı öldüler mi yaşadılar mı diye ?

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Aşka Yükseliş ve Seni İstiyorum

AŞKA YÜKSELİŞ  Ben izlediğim filmin yorumunu hemen bloga ekleyemezsem bir daha kafamdakileri toparlayıp yazamıyorum buraya sevgili okuyucularım.. o yüzdendir ki bu iki filmi hemen sizlerle paylaşmak istedim.. birbirinin peşi sıra çekilmiş iki film bunlar.. ilkinden başlıyorum önce "Aşka Yükseliş" filminden yani.. ünlü Melisa P. filminin oyuncusu Maria Valverde ile yakışıklı bir uşak başrolde.. zengin kız Babi ile sorunlu, agrasif , motorcu genç Hugo'nun aşkını konu alıyor tamamen.. yani tahmin ediyorum hangi kız izlese erir biter Hugo'nun yaptığı romantiklikler karşısında.. tamam sorunlu olabilir ama aşkın hakkını da çok iyi vermiş.. yani severek izlediğim filmin sonuna ne kadar üzüldüm anlatamam ! güzel işlenmiş bir konu ama sonu saçma bitmişti.. mutlu sonla bitmeyen filmleri sevmiyorum ben.. neyse film hakkında birşeyler araştırırken bir de ne göreyim, filmin devamı çekilmiş meğersem.. SENİ İSTİYORUM İşte filmin devamı seni...

yıldönümü hikayesi

1. evlilik yıldönümü, bunu yazarken bile şoklar geçiriyorum zamanın bu kadar çabuk geçtiğine inanamıyorum.. 2 ağustosta bir yılımızı doldurduk.. bana evli misin diye soranlara -evet yeni evliyim diyordum , bir yıl dolmuş artık neyine yeni diyorsam.. ilk yılın heyecanından mı, mutluluktan mı, birbirine alışma çilesinden mi neden bu kadar çabuk geçti anlamadım.. bir senede tecrübe ettim ki ne kadar uzun sevgililik yaşarsan yaşa, aynı eve girmedikçe ben onu çok iyi tanıyorum deme ^^ bazı huyları seni sinir ederken bazı çok güzel huylarına şaşa kalıp bayılabiliyorsun.. sevgiliyken aman kavga anında ağzımı tutayım dediklerini evlendikten sonra daha rahat söyleyebiliyorsun :) bunun sebebi ne olursa olsun zaten karı-kocayız beni terk edemez duygusu olabilir :D her kavga sonrası barışma çabaları ise tadından yenmez güzel bir olay.. evlilikteki kadın erkek iş dağılımının adaletsizliğine takıyorsun bazen kafayı.. yemek, çamaşır, ütü, temizlik, alışveriş kadının asli görevi...

Kırlent yaptım, oldu :)

İstanbul'da en sevdiğim şeylerden birisi "pazar kültürü".. neredeyse her semtte, haftanın belli günlerinde kurulan pazarlara bayılıyorum.. bazıları kıyafet ağırlıklı bazıları yiyecek.. evlenmeden önce sadece kıyafetlere bakıyordum, mango, koton, bershka ne istersen buluyorsun :) şimdi işler biraz değişti tabi, her hafta mutfak alışverişini pazardan yapmak büyük keyif benim için.. artık mağazalarda satılan çoğu şeyin muadili hemencek pazarlarda satılıyor.. mesela bu kırlentler, normal mağazada 30, 40 liraya satılıyor hatta daha da pahalı.. mor çiçekli fon perdeme uygun kırlent aldım ben de bu hafta.. içi boş kırlentlerin tanesi 5 lira.. evlenirken aceleyle aldığım bazı yastıklarımı hiç beğenmiyordum.. pamukları bir garip olmuştu zamanla.. aklıma bu şekilde değerlendirmek geldi ve yastıklarımı kesip kırlent yaptım.. içlerindeki pamuğu direk kırlente doldurmadım, pazardan tanesi 2 liraya beyaz mitil aldım.. sonuç toplam 14 liraya iki tane yepyeni cicili bicili k...