Ana içeriğe atla

Kayıtlar

özel günler etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

anneanne

sevmiyorum bizim için paha biçilmez sevgisi olan insanlara bir gün ayırıp,  sırf o gün hediye almayı, sırf o gün onu mutlu etmeyi, sırf o gün annem üzülmesin diye yanlış şeyler yapmaktan kendini alıkoymayı.. sadece bugün içimden geldi benim için anne değerinde olan ananeme özel şeyler yazmak istedim.. anne 1 seviliyorsa anneanne 2 sevilir bizim evde, neden mi? ebeydi kendisi ve daha dünyaya gelirken onun eline doğmuşum.. ilk kıyafetlerimi makinesinde kendi elleriyle dikmiştir.. ineğini sağar sütünü il bize yollardı torunlarım içsin diye.. dedem eve güzel bişey getirse hemen bir parçasını bize saklardı.. evine gittiğimizde yedirir içirir, üç beş kuruş koynumuza sokar gönderirdi.. okul kazandım bilgisayar paramı o verdi.. ilk çeyizimi yine kendisi alıp benim için sakladı.. dikiş dikmeyi bana o öğretti.. sürekli nasihatleriyle bizi eğitti, öğretti.. bilhassa ben fizik olarak kendisine benzediğim için beni daha farklı sevdi.. hem sevdi hem de sevdir...

sevgili kitabı hediyem :)

şu özel günlerdeki hediye konusuna daha önce değinmiştim biliyorsunuz,  ne kadar zahmetli bir iş olduğunu yazmıştım. hediye almamaya karar vermiştim ki sevgili kitabına denk geldim internette.. çok mu çocuk kitabı gibi olur diye bir hafta düşündüm ama sonra  görsellerde bu kapalı kız figürünü görünce, çok orjinal bir hediye olacağını düşündüm.. doğum günü geçmiş olsa da yavaş yavaş hediyemi tasarlamaya başladım.. kitabın içeriği hep benimle ilgili oldu ama olsun dedim,  sonuçta kendimi ona hediye göndermiş gibi olacaktım.. var mı bundan güzel hediye ^_^ sonuç olarak benim mizacıma çok uygun böyle bir kitap çıktı ortaya.. çizgi roman o kızı bana çok benzetti arkadaşlarım :) kitap daha uzun ömürlü olsun ilerde saklarım diyerek kalın kapaklı bastırttım.. ayrıca kitabın ilk ve son sayfalarında bembeyaz boş yaprakları vardı, ben de oralara çok anlamlı  iki fotoğrafımızı çıkartıp yapıştırdım. sonuç olarak çok anlamlı, duygusal bir hediye gönd...

bitsin bu çile..

konu; ömrümüzü tüketen özel gün hediye meselesi.. konu çok geniş girip de çıkamamaktan korkuyorum ama biraz değinip kaçıcam.. o özel bu özel derken anasını hergün özel gün oluyor hiç düşündünüz mü.. genel özel günler doğum günleri, sevgililer günü, evlilik yıl dönümü olsa da alt başlıklarda bir çığ gibi büyüyor bu konu.. ilk buluşulan gün, ilk el ele tutuşulan gün, annemlerle tanıştığı gün, ilk sinemaya gidilen gün diye diye uzuyor yani.. hediye alsan dert almasan dert.. almaya kalksan ilk yapman gereken daha önce alınmışları seçip listeden çıkarmak, ihtiyaç analizi yapmak, ağız yoklamak, piyasa araştırması derken en az 1 hafta üstünde yoğunlaşmak gerekiyor konunun.. hadi anlaşıp bu sefer karşılıklı birşey almasan kafanda deli sorular? ya bana süpriz yaparda ben dımdızlak eli boş ortada kalırsam? hediye alınılacak gün belli olunca da süpriz felan olmuyor yani, biliyosun ki doğum günüm illa birşey gelecek.. yani esas süpriz ortada hiç bir gün yokken yapılandır dimi.. bakın h...

ee artık bayramı hakettik değilmi ?

sizin evinizde de koltuk örtüleri kalktı mı, anneniz baklava börek açıp kimse ellemesin yemesin diye evdeki gizli bölmelere sakladı mı, eviniz dip bucak temizlenip, koltuktaki minderleri bozanı haşlarım diyen oldu mu? sakin olun ve elinizdeki mousu yavaşça yere bırakın, telaşlanmaya mahal yok klasik bayram öncesi hepimizin evinde olan olağan şeyler bunlar :) bize normal geliyor tabi bir amerikalıya anlatsan bunları hiç bişi anlamaz 'i dont understand mannn! what's up guy?' der dime.. bilmem der herhalde.  geçen seneki Ramazan bayramını work&travel için gittiğim amerikada geçirmiştim hani..bir ay boyunca neden yemek yemediğimizi anlamadılar tabi, anlatsak da anlamadılar, Ramazanın ne olduğunu bilmiyorlar, orucu ibadet olarak değil insana yapılan işkence gibi görüyordu Betsy mesela :) Her gün yanıma gelip iyi misin, yardım edeyim mi, ben asla aç duramam, yemek yemeyi çok seviyorum diyordu.. ben de garibim o yetersiz ingilizcemle bunu yapmaktan mutluluk duyduğumu anlatmay...

Yılbaşı

Hiç kimseye yılbaşı kartı göndermedim. Milli piyangodan yılbaşı çekiliş bileti almadım. Akşam pişiririm diye markete gidip hindi almadım. Noel babaya hayatım boyunca inanmadım,kıyafetleri ve geyik hikayesi hoşuma gider o kadar. Yılbaşı için çam ağacı hiç mi hiç alma gereği duymadım, dükkanlardaki görüntüsü doyurucu oldu hep. İnsanların bu günde birbirlerine hediye verme olayını hiç bir zaman anlamadım,hep saçma gelmiştir. "Yılbaşı akşamı nerdesin?" sorusuna angut kuşu gibi baktığım bi gerçek, evdeeee nerde olacak der bakışı attım sadece, angutluk karşımdakine geçti bu sefer de.. Ben hiç Hristiyan da olmadım, yılbaşı moduna giremeyişimi mazur görün. Ama Hristiyan arkadaşlarımın bu dini bayramını kutluyorum tabi,benim de bayramlarım var hem de bissürü.. Onların kurban veya ramazan bayramlarımızı kutladığını hiç görmedim,ama bizimkiler hiç atlamazlar kutlamayı. Yılbaşı sadece yeni bir takvime geçiş olayı benim gözümde.. Yeni bir yıla girdik hobaa, bir sene daha gitt...

Biraz eğlence biraz izlenim

Yukarı, yukarı, yukarı... hop! burası iyidir , burda kalalım.. ee napıcaz şimdi, istediğimiz kadar yükseldik,bir yerlere geldik.. hayaldi gerçek oldu.. para bende,şöhret bende,işler tıkırında.. biraz gevşeyelim o zaman, keyfimize bakalım, o kadar çalışmasak da olur! Neden yazdım bu diyaloğu diye merak ederseniz, açıklayacağım efendim.. Arkadaşımızn doğum günü vesilesiyle Taksimde Pikapa gittik.. Şarkıcı Rüzgar'ın mekanıymış orası, şu Zifiri diye bir şarkı var ya onu söyleyen uşak işte.. Ben kendisini de şarkısını da bilmem, orada gördüm ve dinledim,fena değildi sesi.. Hımm asıl mevzu , o sahne almadan önce başka bi çocuk vardı sahnede, hem çaldı hem söyledi.. Küçük bi mekandı, sıcaktı ve ne istek parçası istediysek çaldı, söyledi.. O söyledikçe biz koptuk, biz katıldıkça o da çoştu diyelim.. Çok eğlendik, konser gibi bişi oldu yani.. 3 saat böyle geçti, Rüzgar çıktı sahneye.. Kendi yazdığı parçaları sölyledi, espriler yapmaya çalıştı falan filan.. Ama eğlendiremedi...

Öğretmen demek çocukluk anıları demektir.

Sanırım genç, taze beyinler , çocukluk zamanı yaşadığımız herşeyi silinmemek üzere kaydediyor hafızamıza..  Okula ilk yazıldığım günden tutun, okuma kurdelemin takıldığı ana kadar herşeyi çok iyi hatırlıyorum.. Çocukluk, ergenlik çağımızın da çoğu anısını okullarımızda yaşamışızdır..her öğretmende ayrı hikayelerimiz vardır.. Hepsinin de adını soyadını bize sorulduğunda tak diye söyleyiveririz :) aynı asker gibi.. Öğretmen olmaya yaklaştıkça eski hikayelerimi hatırlayıp , benim de anılarında başrol olacağım çocuklarla tanışmak için sabırsızlanıyorum .. Ortaokulda matematik öğretmenimin bi gün bize okuduğu şu hikayeyi hatırladım bugün :)  nerden çıktı bunu hatırlamak derseniz 4 gün üst üste tatilimiz var bu hafta, zamansız gelen her tatilde bu hikayeyi hatırlarım o yüzden.. *** Patronundan 1 günlük izin isteyen adama , patronun verdiği cevap şu olmuştur: Demek bir gün izin istiyorsun. Gel ne istediğine beraberce bir göz atalım. Bir yılda 365 gün var....

Beraat olsun gecemiz...

Efendimiz şöyle buyurmuşlardı: "Recep, Allah’ın ayıdır. Şaban, benim ayımdır. Ramazan, ümmetimin ayıdır”. Mübarek Recep ayının ardından gelen Şaban ayı Resulullah(sa) in ayıdır. Bu mübarek ayın değerini bilerek, ibadetlerimizi yapmalı, alemlerin Rabbinden af dilemeliyiz. Şaban ayının önemli özelliklerinden biri Beraat gecesi gibi müstesna bir gecenin bu ayın içinde bulunmasıdır. Bu gece nasıl bir gecedir? diye sorulduğunda Efendimiz Şöyle anlattı : “Bu gece, Allah-u Teala, rahmet kapılarından üç yüz tanesini açar. Kendisine şirk koşmayanların hemen herkesi bağışlar. Meğer ki, bağışlayacağı kimseler büyücü, kahin, devamlı şarap içen, faizciliğe ve zinaya devam eden kimselerden olsun. Bu kimseler tövbe edinceye kadar, Allah-u Teala onları bağışlamaz. Gecenin dörtte biri geçtikten sonra, Cebrail yine geldi ve şöyle dedi: "Ya Muhammed başını kaldır. Bir de baktım ki, cennet kapıları açılmış. Cennetin birinci kapısında dahi bir melek durmuş şöyle sesleniyor: "Ne mut...

1. Böte Şenliği

haftalar öncesinden başladı bizim şenlik planlarımız :) öncelikle daha güzel organize olabilmek için facebookta bir grup açıldı ve görev dağılımını oradan takip etmeye başladık..Biz yani Böte_2 ler bu sene ilki düzenlenen Böte Şenliğinin ev sahipliğini yaptık :) pastalar , börekler, kurabiyeler, kısırlar,sarmalar arkadaşlarım arasında paylaşılırken 20 kişiyi geçmez diyen şenlik kösteklerlerine kapak bir sayıyla cevap verdik :) 70 kişiyi bulduk Hocalarımızla beraber...biletler tasarlandı,basıldı ve 12 TL ye satıldı..Esracımın emeklerine sağlık..Ve nihayet bugün saat 10 gibi Florya Atatürk Ormanına giriş yaptık.. günümüzün güzel geçeceğini daha otobüse binince anladık Şoför Nebahat gibi bir ablamız takmış gözlükleri , son gaz uçurdu bizi ormana Ankara müzikleri eşliğinde =)  Mekan süper, tam bizlikti...geniş yayla gibi yer...ağaçlar yeşiller içinde , ister top oyna, ister ip atla, ister voleybol maçı yap , ister futbol oyna ister uyu ... yani seçenek çookk :) biz önce kahvaltı niyeti...

Hayırdır İnşallah

Hayırdır İnşallah sabahın bu vaktinde peşpeşe mesajlar geliyor , bugün günlerden ne ? Bayramlarda, kandillerde genellikle özel günlerde bedava mesaj hakkının bize verdiği yetkiyle rehberi açarız ve güzel bir mesaj yazıp toplu halde göndermeye başlarız ;) Allah'ım bu güzel gecede dualarını kabul etsin , dualarda buluşmak dileğiyle , güzel günlere kavuştursun ... amin gibi. Çoğumuz böyle hatırlarız bu günün , gecenin diğerlerinden biraz daha farklı olduğunu :) İnternet, cep telefonları sağolsun sayesinde  tüm tanıdıklarımıza her an her dakika ulaşabiliyoruz.Eee gün boyu mesajlarımız attık şimdi sıra neye geldi, hıı akşam ezanı okunuyor,mesajlarda sakinleşmişken ben beş dk bi akşamı kılayım, biraz tövbe edeyim, biraz dua..Yatsıya az kaldı boş durana kadar Yasin-i okuyayım..Hım epeydir okumuyorum biraz yavaşlamışım,olsun Allah kabul eder, ibadetin sıfatı olmaz...Yatsı da okundu son bi dua edeyim ... Allah'ım işlemiş olduğum günahlarımı affet, sen affetmeyi seversin, aileme,bana, tü...

Saat 07:00 küçük hanım ağlıyor

Küçük hanım ağlıyor annesi ağlıyor...Pencere altındaki baba ağlamaklı gülmekli..."kız"mış diyor annem, hep erkek istermiş ilk çocuğunu...daha dikiş kursuna giderken bile erkek severmiş, mavi takımlar dikmiş bebeği için...Ama Ben olmuşum şansına :) o takımları hiç bir bebeği giyemedi annemim çünkü kardeşim de kız...ve o takımlar ben doğduktan yani annem ANNE olduktan sonra sandığın içinde güzel bi anı olarak kaldı...bugün hala duruyorlar anneme hiç üzülmedin mi hayal ettiğin gibi olmadığı için dediğimde bana " sen deli misin deli kız :) içimi açsam da seni oraya koysam gene de bastıramazdı evlat sevgisini ne kızı ne erkeği . "demişti , ben de inşallah ben tattırırım size erkek torun sevgisini demiştim...belki kışın doğduğumdandır bu kadar sağlam oluşum...çok nadir hasta olurum, hatta hiç olmam grip bile...kar gibidir içim herkese karşı beyaz bakan kendini görür çünkü ben yalansız , riyasız severim sevdiğimi, kış gibi soğuk kanlıyımdır çoğu durumu olağan karşılarım ...

Kalandar Gecesi Trabzon'da Yılbaşı :)

Bu gece Kalandar gecesi ve yarın da Kalandar yani eski adıyla Ocak ayının ilk günü Rumi takvime göre tabi :) Bu gece köyün bütün evleri dolaşılır ve kapılardan içeri bir ipe torba bağlanarak atılır, torbaların içine ev sahibi tarafından fındık, elma, şeker gibi şeyler koyulduktan sonra ip çekilerek torba geri alınırmış. tabii ki bazı zamanlarda torbadan kedi çıktığı da olur :) bu işi daha çok çocuklar yapar, şöyle de bir tekerleme söylerler: gece geldik kapınıza selâm verdik yapınıza eğer fındık vermezseniz daha gelmeyiz kapınıza... garlanguş yuva yapar ağacun doruğunda vay ossun bekarlara kalandar soğuğunda...   ben de çıkardım eskiden yani çooookk eskiden :D aklıma geldikçe gülmekten alamıyoum kendimi ben ki bu kadar utangaç insan gidip gece gece komşuların evlerinin kapılarını gizlice çalıp meyve,şeker toplardım :D bu gece Trabzon'da olsam şimdiye çoktan kapımıza 2-3 torba atılmış olurdu...

Kısa bir Zonguldak seyahati ...

 biraz okuldan çaldım biraz da tatili kullandım ve 5 günlük küçük bi kaçamak yaptım :) Saygıdeğer çok sevgili ablamın evine daha doğrusu teyzeme gittim , ilk kez gitmemin verdiği heyecandan sanırım 2 saat kadar yakın geldi yol.. Otobüsle seyahate alışamadım fena oluyorum ancak ilk kez de tvlu otobüse denk geldim :) filmin verdiği hareketlilikle de gidişim çok güzeldi..Hee bi de unutmadan , bütün yolculuk boyunca yanımda muhabbetini esirgemeyen ve tv kanallarını 5 dk da bir değiştirmemi söyleyen teyzeyi de anmadan geçemeyeceğim =) ablamın sözünü tuttum ve AS URFA'nın kebabını yemeden gelmedim:) gerçekten anlattığı kadar varmış çok lezzetli ve dolu dolu bir deneyimdi benim için =) VeeEeEee...GO KART..! İlk deneyimlerim bitmedi daha.. uzun zamandır go karta gitmek istiyordum ama bir türlü nasip olamamıştı, nereye niyet nereye kısmet diyelim artık :) 7 numaraya bindim sanırım onun sayesinde ilk deneyimim fazla çarpışmalı geçmedi :D 3 kez lastiklere çarparak durdum, daha ...

Tamam Yeni Yıl geldi de EeEee...

   Bizim ülkemizde yılbaşı her yıl Aralık ayının 31. günü öğleden sonra başlayan ve 1 Ocak günü akşamı sona eren resmi tatil günüdür.Bu tatilin ve kutlamasının Hıristiyan dünyasının bayram olarak kabul ettiği Noel’le alâkası yoktur. Hıristiyanlar arasında Noel kutlamaları Hz. İsa’nın doğum tarihi olarak kabul edilen 25 Aralıkta başlar ve bir hafta devam eder. Dinî bir özellik taşır. Bizim için ise yılbaşı sadece bir takvim olayıdır, hiçbir dinî özelliği yoktur..Ama herşeyi olduğu gibi bunu da abartarak yaşıyoruz , sanki hiç tatil görmüyor sanki hiç bayram yaşamıyormuşuz gibi..Neredeyse onların özel günlerinden çok biz hissediyoruz bu özel zamanı..Biraz düşünsek ,baksak ve araştırsak göreceğiz aslında biz çok şanslı bir milletiz.Bizim kadar resmi ve dini Bayramı , özel günleri, şenlikleri ve daha bir sürü etkinlikleri olan başka bir ülke daha yok..biz daha bunların hakkını tam olarak veremezken kalkıyoruz yeni yıla 1 ay kalarak süslemelere, planlar yapmaya,o geceyi en özel ...

Ortaköyde balık sefası

Yazlara döndü kışımız...biz de bu güzel havaları değerlendirelim dedik ve arkadaşımla Ortaköy kaçamağı  yaptık :)    biz de çoğu insan gibi İstanbul'un gece daha başka olduğunu düşünenlerdeniz.. ortaköye gidilir de kumpir veya waffle yenilir kuralını bozarak ara sokakta çok hoş bir balıkçı bulduk :) Alt katta balıkları satıp üst katta da sizin seçtiğiniz balıkları pişirip güzel bir ortamda sunuyorlar.. Levrek aldık ağzımızın tadını da biliriz :) eee balık memleketinden geldim olsun o kadar.... yanlız balığın yanında gelen salata sosları harika ötesiydi.. nar ekşisi ve zeytin yağı teee  Hataylardan organik olarak geliyormuş =) ben de diyorum eğer bu salataysa başka zaman yediğimiz şey acaba neydi  :D                             burası da klasik ortaköy boğaz manzarasını seyrettiğimiz açık kafelerden biri..denizin kokusu, boğazın ...

4. Geleneksel Blog Toplantısı

İlk blog toplantım beklediğimden de güzel, bol hediyeli, bol çekilişli , bol katılımlı ve de bol yemekli geçti =) bugün tek olumsuz şey yağan yağmur ve soğuk hava oldu . Kalamışta Moss Marine Cafe en keyifli günlerinden birini geçirdi bence :) zengin kahvaltı, açık büfe ile beraber sunuldu ..   veee hemen ardından gelen ardı arkası kesilmeyen sponsor katılımlarıyla gerçekleşen çekilişler.. girişte yakamıza tutturulan kartlarımızda numaralar vardı ve direk çekilişe dahil edilmiş olduk..çekiliş hediyeleri arasında İGLO dan hediye paketleri, ARMANİ marka saat (10 kişiye) , 1 yıllık ücretsiz HOST,DOMAİN (10 kişiye), DAGİ den hediye kutuları (10 kişiye), yemek kursu (10 kişiye), YONCA markasından 5 kişiye dolu dolu hediye paketleri, herkese çekilişsiz ALGİDA dondurması,kupa pardak,tşört,anahtarlık ve bere dolu bir çanta...vee bana da içlerinden yemek kursu çıktı :) en istediğim oldu ve ablamla o kursa katılacağız inşallah.. Ayrıca önceden Oktay Usta'nın programından t...

Aşure_m

Ben yaptım olmaz mııı =) zor diyordu aşure pişirmek için herkes, acemi şansımıdır bilmem ama çok güzel oldu.. arkadaşlarım, hocam ..yiyen herkes beğendi. her sene yapıcam artıkın :)

Aşure Günü

Böyle özel günlerimizi yakından takip ederdim 1 yıl öncesine kadar, evden , aileden uzakta yaşayınca gerçekten bazı şeyler biraz kopuk oluyor. Annecim hatırlattı sağolsun yine oralardan :) Heveslendirdi beni ve telefonu kapatınca aşure yapmaya karar verdim, internet sağolsun hemen netten malzemelerine baktım ve aldım.Geçen seneye kadar ağzıma koymadığım bu özel yemeği şimdi ise ilk kez deneyecek olmamın heyecanı ile yapacağım..eğer tutturabilirsem tarifi fotoğrafını da çekip buraya  koyarım :) Sizin de Aşure gününüzün bol sevaplı ve güzel geçmesini dilerim..