Ana içeriğe atla

Happy Autumn



Güz , hazan, hüzün mevsimi sonbahar..
soluk soluğa izlediğiniz filmin son sahnesi gibi..
koşuşturmayla geçen bir ömrün son demleri gibi..
annenin bebeğini dünyaya getirmek için beklediği son günleri gibi..
sınav sonrası dolmuş kafayla sokakta yürümek gibi..
bir nevi "durma" hali yani..
birini beklemek gibi, geri dönüp yaşananları hatırlamak gibi..
yazı özleyip kışa hazırlanmak gibi..
yalnız kalmak gibi..
demlenmiş bir demlik çay gibi..
tavşan kanı bir mevsim..
hoşgeldin sonbahar..
ince belli bardakta severim seni..




Görsel alıntıdır: fanpop.com

Yorumlar

  1. Sonbahar güzel ama çok yağmur yağmazsa..

    YanıtlaSil
  2. ne güzel..
    bende çok severim sonbaharı..
    sanki şapkamızı önümüze alıp düşünmek için bir fırsat..
    sakinlik.. dinginlik.. hüzün.. huzur..

    YanıtlaSil
  3. Merhabalar.

    On iki ayın içerisindeki Ramazan ayı gibi, Eylül ayının da kendine özgü bir durumu vardır. Bu özelliğinden dolayı onun adına yazılan romanlar, hikayeler, şiirler ve şarkılar Eylül ayını büsbütün güz mevsimiyle özdeşleştirmiştir. Eylül ayını, insanın gönlünde hep hüznün üstüne oturtturmuşlar. Ama her ne kadar bir hazan ayı olup, hüznü simgeliyor ise de Eylül, bir çok insanın gönlündeki en sıcak yerdedir.

    Selam ve dualarımla.

    YanıtlaSil
  4. Geri dönmemek üzere gitmek gibi.

    YanıtlaSil
  5. çook severim eyülü =)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Aşka Yükseliş ve Seni İstiyorum

AŞKA YÜKSELİŞ  Ben izlediğim filmin yorumunu hemen bloga ekleyemezsem bir daha kafamdakileri toparlayıp yazamıyorum buraya sevgili okuyucularım.. o yüzdendir ki bu iki filmi hemen sizlerle paylaşmak istedim.. birbirinin peşi sıra çekilmiş iki film bunlar.. ilkinden başlıyorum önce "Aşka Yükseliş" filminden yani.. ünlü Melisa P. filminin oyuncusu Maria Valverde ile yakışıklı bir uşak başrolde.. zengin kız Babi ile sorunlu, agrasif , motorcu genç Hugo'nun aşkını konu alıyor tamamen.. yani tahmin ediyorum hangi kız izlese erir biter Hugo'nun yaptığı romantiklikler karşısında.. tamam sorunlu olabilir ama aşkın hakkını da çok iyi vermiş.. yani severek izlediğim filmin sonuna ne kadar üzüldüm anlatamam ! güzel işlenmiş bir konu ama sonu saçma bitmişti.. mutlu sonla bitmeyen filmleri sevmiyorum ben.. neyse film hakkında birşeyler araştırırken bir de ne göreyim, filmin devamı çekilmiş meğersem.. SENİ İSTİYORUM İşte filmin devamı seni...

yıldönümü hikayesi

1. evlilik yıldönümü, bunu yazarken bile şoklar geçiriyorum zamanın bu kadar çabuk geçtiğine inanamıyorum.. 2 ağustosta bir yılımızı doldurduk.. bana evli misin diye soranlara -evet yeni evliyim diyordum , bir yıl dolmuş artık neyine yeni diyorsam.. ilk yılın heyecanından mı, mutluluktan mı, birbirine alışma çilesinden mi neden bu kadar çabuk geçti anlamadım.. bir senede tecrübe ettim ki ne kadar uzun sevgililik yaşarsan yaşa, aynı eve girmedikçe ben onu çok iyi tanıyorum deme ^^ bazı huyları seni sinir ederken bazı çok güzel huylarına şaşa kalıp bayılabiliyorsun.. sevgiliyken aman kavga anında ağzımı tutayım dediklerini evlendikten sonra daha rahat söyleyebiliyorsun :) bunun sebebi ne olursa olsun zaten karı-kocayız beni terk edemez duygusu olabilir :D her kavga sonrası barışma çabaları ise tadından yenmez güzel bir olay.. evlilikteki kadın erkek iş dağılımının adaletsizliğine takıyorsun bazen kafayı.. yemek, çamaşır, ütü, temizlik, alışveriş kadının asli görevi...

Kırlent yaptım, oldu :)

İstanbul'da en sevdiğim şeylerden birisi "pazar kültürü".. neredeyse her semtte, haftanın belli günlerinde kurulan pazarlara bayılıyorum.. bazıları kıyafet ağırlıklı bazıları yiyecek.. evlenmeden önce sadece kıyafetlere bakıyordum, mango, koton, bershka ne istersen buluyorsun :) şimdi işler biraz değişti tabi, her hafta mutfak alışverişini pazardan yapmak büyük keyif benim için.. artık mağazalarda satılan çoğu şeyin muadili hemencek pazarlarda satılıyor.. mesela bu kırlentler, normal mağazada 30, 40 liraya satılıyor hatta daha da pahalı.. mor çiçekli fon perdeme uygun kırlent aldım ben de bu hafta.. içi boş kırlentlerin tanesi 5 lira.. evlenirken aceleyle aldığım bazı yastıklarımı hiç beğenmiyordum.. pamukları bir garip olmuştu zamanla.. aklıma bu şekilde değerlendirmek geldi ve yastıklarımı kesip kırlent yaptım.. içlerindeki pamuğu direk kırlente doldurmadım, pazardan tanesi 2 liraya beyaz mitil aldım.. sonuç toplam 14 liraya iki tane yepyeni cicili bicili k...