Ana içeriğe atla

Sen Dünyaya Gelmeden


Filmin konusu kısaca şöyle:
Gemma ve Diego Saraybosna’da tanışmışlardır. Gemma'nın hayatı Diego’ya aşık olması ile beklenmedik şekilde değişmiştir. Fakat Diego, Bosna savaşı sırasında hayatını kaybeder, Gemma ise başka bir ülkeye savrulur. Savaş bittikten yıllar sonra Gemma oğulunu da yanına alarak Diego'nun öldüğü topraklara geri döner. Geçmişte yaşananları ve Diego'nun izlerini Saraybosna'da arar...




Bilmeyenler için hatırlatmayla başlamak istiyorum yorumuma,  Türk sinema oyuncularımızdan Saadet Işıl Aksoy'un yardımcı kadın oyuncu rolünde olduğu bu film, Bosna savaşında yaşanan bir aşk hikayesini içeriyor.. Penelope Cruz hayranı biri olarak, Türk birisinin filmde yer almasından oldukça gurur duydum.. Hem güzelliğiyle hem de oyunculuğuyla filme çok yakışmış Saadet.. 

İki saatlik bir film, savaşı  ve savaşın etkilerini ne kadar iyi aktarabilirse bu filmde hepsini gerçekleştirmişler.. 
Bir seviniyorum izlerken bir üzülüyorum, ama en çok da üzülerek izliyorsunuz filmi.. 
Bebekleri olmayan çiftten kadının aklına gelen taşıyıcı anne bulma fikriyle ,
film çok daha başka yerlere taşınıyor.. 
Hem savaşın hem de aşkın ortasında kalmış bir kadının , bir adamın hikayesi..
 oldukça etkilendim , oldukça beğendim.. 
Keşke hiç savaşlar olmasa, keşke hiç kavga etmesek, keşke çok iyi geçinebilsek.. 
Ülkemi çok seviyorum ve herkesin severek , özgürce yaşayabileceği bir yer olmasını diliyorum..


Yorumlar

  1. çok güzel yorumlamışsın nasipse kitabını okuyacağım bende bu kitabın

    YanıtlaSil
  2. sen de onun yorumunu yaparsın okurum :) bakalım aynı güzellikte mi çekmişler filmi..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet inş bayadır sahip olmak istiyordum kitaba sonunda oldu ama sıra bir türlü gelemedi belki yeni taşındı ğım ev huzur verir de öle kendimi ödüllendirip ona başlarım

      Sil
  3. bu ara iyi bir film ariyorduk iyi oldu :)) tesekkurler paylaim icin

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Aşka Yükseliş ve Seni İstiyorum

AŞKA YÜKSELİŞ  Ben izlediğim filmin yorumunu hemen bloga ekleyemezsem bir daha kafamdakileri toparlayıp yazamıyorum buraya sevgili okuyucularım.. o yüzdendir ki bu iki filmi hemen sizlerle paylaşmak istedim.. birbirinin peşi sıra çekilmiş iki film bunlar.. ilkinden başlıyorum önce "Aşka Yükseliş" filminden yani.. ünlü Melisa P. filminin oyuncusu Maria Valverde ile yakışıklı bir uşak başrolde.. zengin kız Babi ile sorunlu, agrasif , motorcu genç Hugo'nun aşkını konu alıyor tamamen.. yani tahmin ediyorum hangi kız izlese erir biter Hugo'nun yaptığı romantiklikler karşısında.. tamam sorunlu olabilir ama aşkın hakkını da çok iyi vermiş.. yani severek izlediğim filmin sonuna ne kadar üzüldüm anlatamam ! güzel işlenmiş bir konu ama sonu saçma bitmişti.. mutlu sonla bitmeyen filmleri sevmiyorum ben.. neyse film hakkında birşeyler araştırırken bir de ne göreyim, filmin devamı çekilmiş meğersem.. SENİ İSTİYORUM İşte filmin devamı seni...

yıldönümü hikayesi

1. evlilik yıldönümü, bunu yazarken bile şoklar geçiriyorum zamanın bu kadar çabuk geçtiğine inanamıyorum.. 2 ağustosta bir yılımızı doldurduk.. bana evli misin diye soranlara -evet yeni evliyim diyordum , bir yıl dolmuş artık neyine yeni diyorsam.. ilk yılın heyecanından mı, mutluluktan mı, birbirine alışma çilesinden mi neden bu kadar çabuk geçti anlamadım.. bir senede tecrübe ettim ki ne kadar uzun sevgililik yaşarsan yaşa, aynı eve girmedikçe ben onu çok iyi tanıyorum deme ^^ bazı huyları seni sinir ederken bazı çok güzel huylarına şaşa kalıp bayılabiliyorsun.. sevgiliyken aman kavga anında ağzımı tutayım dediklerini evlendikten sonra daha rahat söyleyebiliyorsun :) bunun sebebi ne olursa olsun zaten karı-kocayız beni terk edemez duygusu olabilir :D her kavga sonrası barışma çabaları ise tadından yenmez güzel bir olay.. evlilikteki kadın erkek iş dağılımının adaletsizliğine takıyorsun bazen kafayı.. yemek, çamaşır, ütü, temizlik, alışveriş kadının asli görevi...

Kırlent yaptım, oldu :)

İstanbul'da en sevdiğim şeylerden birisi "pazar kültürü".. neredeyse her semtte, haftanın belli günlerinde kurulan pazarlara bayılıyorum.. bazıları kıyafet ağırlıklı bazıları yiyecek.. evlenmeden önce sadece kıyafetlere bakıyordum, mango, koton, bershka ne istersen buluyorsun :) şimdi işler biraz değişti tabi, her hafta mutfak alışverişini pazardan yapmak büyük keyif benim için.. artık mağazalarda satılan çoğu şeyin muadili hemencek pazarlarda satılıyor.. mesela bu kırlentler, normal mağazada 30, 40 liraya satılıyor hatta daha da pahalı.. mor çiçekli fon perdeme uygun kırlent aldım ben de bu hafta.. içi boş kırlentlerin tanesi 5 lira.. evlenirken aceleyle aldığım bazı yastıklarımı hiç beğenmiyordum.. pamukları bir garip olmuştu zamanla.. aklıma bu şekilde değerlendirmek geldi ve yastıklarımı kesip kırlent yaptım.. içlerindeki pamuğu direk kırlente doldurmadım, pazardan tanesi 2 liraya beyaz mitil aldım.. sonuç toplam 14 liraya iki tane yepyeni cicili bicili k...