Ana içeriğe atla

Şifayı kaptık !

boğaz ağrısı

sonunda beklenen oldu ve ben de şifayı kapanlar grubunun bir üyesiyim artık :(
boğaz ağrılarıyla uyandım, yutkunmak ne mümkün !

bakalım nette boğaz ağrısına neler iyi geliyormuş..
* ilk sırayı tabi ki yılların emekçisi, baş hastalık giderici nane-limon alıyor :) kaynatın için..
* ikinci sırada adını çok sevdiğim ama kendini bir türlü içemediğim ıhlamur geliyor.. ananem kırmızı elma kabuğu atardı içine, böyle daha güzel oluyordu tadı tavsiye edilir ;)
* üçüncü sırada ballı süt ya da ılık suda eritilmiş bal ! bu ılık sudaki erimiş bal benim dünyada içtiğim en iğrenç karışımdı sanırım :S o gün bu gündür ağzıma koymadım desem yeridir..
* dördüncüsü de bilindik eczane ilaçları paksiller felan..

buna ek olarak hastalığa yakalanmamak için bazı önlemler almak da gerekiyor tabi.

Nasıl önlem alınmalı derseniz ;
 -Pek çok hastalıkta olduğu gibi boğaz ağrısında da el yıkamanın büyük önemi varmış. Hastalığı önlemenin tek ve aynı zamanda en basit yolu el yıkamaktan geçiyormuş.
 -Çatal bıçakları, bardakları, mendilleri, yemek veya havluları da başkaları ile paylaşmaktan ve  herkesin ortak kullandığı genelde mikrop yuvası dediğimiz şeylerden kaçınmak gerekiyormuş..

diğerleri klasik, kalın giyin, terli terli su içme, bol bol c vitamini al gibi uyarılar ;)
aman siz de dikkatli olun, burnunuzdan sümük değil yanaklarınızdan kan damlasın :)
sağlıklı günler..


*foto: mowiekay

Yorumlar

  1. Nane limona devam edersen "şifayı kapanlar grubu" üyeliğinden çabuk çıkarsın Merve!
    Gute besserung :)

    YanıtlaSil
  2. geçmiş olsun şimdiden ! arada bir yemek kaşığı limon da içmeyi deneyebilirsin. Faydalı olabiliyo.

    YanıtlaSil
  3. tavsiyeler için teşekkürlerrr :)

    YanıtlaSil
  4. geçmiş olsun cnm. inş çabuk atlatırsın.

    YanıtlaSil
  5. gecmis olsun dikkat et kendine

    YanıtlaSil
  6. Ben bütün kışı şifayı hep kapmışlar grubunda geçirenlerdenim. Hatta şuan senin gibi yutkunmakta büyük bir zorluk, boğaz ağrısının kulağı etkileyerek ayrı acılara maruz bırakması... ile devam ediyor. Annem bitki çaylarını karıştırarak oluşturduğu içeceğiiçirmeye çalıştı ama ilaç niyetine bir bardağı zor bitirdim. Bunun dışında sütten hiiç haz etmeyen biri olarak boğazlarım için onu bile içtim. Az da olsa işe yarıyor. Salep de tavsiyelerimin arasında. Ha bir haftayı geçti aynı haldeyim. O da benim ihmalkarlıklarımdan mı yoksa şiddetinden mi bilemiyorum.

    Bu kadar tavsiyemsiler ve şikayetimsilerden sonra Geçmiş Olsun. Umarım en kısa zaman da yazacağın postun hastalığının ilk safhada geçtiğini bildirir :)

    YanıtlaSil
  7. Geçmiş olsun. öksürük çayı içebilirsin istersen. Şahsen tadı iğrenç bende valide sultanın zoruyla içiyorum ama iyi geliyo :D

    YanıtlaSil
  8. Teşekkürler arkadaşlar :)
    aman bu kadarına şükrediyorum..millet hastalıktan ölürken:)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Aşka Yükseliş ve Seni İstiyorum

AŞKA YÜKSELİŞ  Ben izlediğim filmin yorumunu hemen bloga ekleyemezsem bir daha kafamdakileri toparlayıp yazamıyorum buraya sevgili okuyucularım.. o yüzdendir ki bu iki filmi hemen sizlerle paylaşmak istedim.. birbirinin peşi sıra çekilmiş iki film bunlar.. ilkinden başlıyorum önce "Aşka Yükseliş" filminden yani.. ünlü Melisa P. filminin oyuncusu Maria Valverde ile yakışıklı bir uşak başrolde.. zengin kız Babi ile sorunlu, agrasif , motorcu genç Hugo'nun aşkını konu alıyor tamamen.. yani tahmin ediyorum hangi kız izlese erir biter Hugo'nun yaptığı romantiklikler karşısında.. tamam sorunlu olabilir ama aşkın hakkını da çok iyi vermiş.. yani severek izlediğim filmin sonuna ne kadar üzüldüm anlatamam ! güzel işlenmiş bir konu ama sonu saçma bitmişti.. mutlu sonla bitmeyen filmleri sevmiyorum ben.. neyse film hakkında birşeyler araştırırken bir de ne göreyim, filmin devamı çekilmiş meğersem.. SENİ İSTİYORUM İşte filmin devamı seni...

yıldönümü hikayesi

1. evlilik yıldönümü, bunu yazarken bile şoklar geçiriyorum zamanın bu kadar çabuk geçtiğine inanamıyorum.. 2 ağustosta bir yılımızı doldurduk.. bana evli misin diye soranlara -evet yeni evliyim diyordum , bir yıl dolmuş artık neyine yeni diyorsam.. ilk yılın heyecanından mı, mutluluktan mı, birbirine alışma çilesinden mi neden bu kadar çabuk geçti anlamadım.. bir senede tecrübe ettim ki ne kadar uzun sevgililik yaşarsan yaşa, aynı eve girmedikçe ben onu çok iyi tanıyorum deme ^^ bazı huyları seni sinir ederken bazı çok güzel huylarına şaşa kalıp bayılabiliyorsun.. sevgiliyken aman kavga anında ağzımı tutayım dediklerini evlendikten sonra daha rahat söyleyebiliyorsun :) bunun sebebi ne olursa olsun zaten karı-kocayız beni terk edemez duygusu olabilir :D her kavga sonrası barışma çabaları ise tadından yenmez güzel bir olay.. evlilikteki kadın erkek iş dağılımının adaletsizliğine takıyorsun bazen kafayı.. yemek, çamaşır, ütü, temizlik, alışveriş kadının asli görevi...

Kırlent yaptım, oldu :)

İstanbul'da en sevdiğim şeylerden birisi "pazar kültürü".. neredeyse her semtte, haftanın belli günlerinde kurulan pazarlara bayılıyorum.. bazıları kıyafet ağırlıklı bazıları yiyecek.. evlenmeden önce sadece kıyafetlere bakıyordum, mango, koton, bershka ne istersen buluyorsun :) şimdi işler biraz değişti tabi, her hafta mutfak alışverişini pazardan yapmak büyük keyif benim için.. artık mağazalarda satılan çoğu şeyin muadili hemencek pazarlarda satılıyor.. mesela bu kırlentler, normal mağazada 30, 40 liraya satılıyor hatta daha da pahalı.. mor çiçekli fon perdeme uygun kırlent aldım ben de bu hafta.. içi boş kırlentlerin tanesi 5 lira.. evlenirken aceleyle aldığım bazı yastıklarımı hiç beğenmiyordum.. pamukları bir garip olmuştu zamanla.. aklıma bu şekilde değerlendirmek geldi ve yastıklarımı kesip kırlent yaptım.. içlerindeki pamuğu direk kırlente doldurmadım, pazardan tanesi 2 liraya beyaz mitil aldım.. sonuç toplam 14 liraya iki tane yepyeni cicili bicili k...