Ana içeriğe atla

zerdeçal ve biraz sohbet :)


üstümü başımı sıkı sıkı giyiniyorum,
her hafta balığımı, ıspanağımı, sebzemi meyvemi düzenli yiyorum,
bin bir çeşit şifalı çaylar içiyorum yine de nasıl hasta oluyorum mu diyorsun?
merhaba canım merhaba canım, nasılsın aşkım iyi değilim tatlım :)
şakayı bırakalım da bu kadar dikkat etmeme rağmen nasıl bu hastalıklar gelip bizim evi buluyor anlamıyorum..
kaç gündür sabah kalktığımda sesim çıkmıyor, öksüremiyorum bile boğazım çok acıyor..
iş yerindeki yoğunluktan doktora gidecek vakit bulamadım da evdeki çaylarla boğazımı yumuşatmaya çalışıyorum.

en son keşfim zerdeçallı ballı süt karışımı!
sabah akşam bir fincan sütü kaynatıp içine toz zerdeçal katıp içiyorum..
bu çaylardan daha iyi geldi öksürürken acımıyor artık boğazım..
zencefil tozu almaya gidip bulamayınca zerdeçal almıştım bir gün, zaten aynı familyadan geliyorlarmış..
faydalarını okuyunca daha da sevimli gelmeye başladı gözüme :)
romatizmal hastalıklara iyi geliyormuş zerdeçal, ağrı kesici özelliği varmış..
tümör hücrelerinin kan ile beslenmesini önleyerek kanserle mücadele ediyormuş..
ses kısıklığı ve öksürüğe iyi geliyormuş bakteri üremesini engelliyormuş..
beyindeki oksijen miktarını artırken alzeihmer hastalığını önleyebiliyormuş..
kanı incelttiği için özel günlerin ilk günlerinde kullanılması tavsiye ediliyor..
insan okudukça ne iyi etmişim seni almakla diyor :)
tabi herşeyin fazlası zarardır bunu da unutmamak lazım..
kışın en büyük yanlışımız az su içmemiz diye düşünüyorum..
akşama kadar kapalı mekanda havasız kalabiliyoruz, üstelik az su tüketiyoruz..
belki de bu kadar kendimi korumama rağmen hasta olmamın sebebi budur ;)
sağlıkla kalın..

Yorumlar

  1. geçmiş olsun yaa. tarif de iyimiş. aklımda olsun :)

    YanıtlaSil
  2. Tarifi not ettim. Gecmiş olsun ins son Hastalığı'n olur bu sene.

    YanıtlaSil
  3. geçmiş olsun, tam grip mevsimi.

    YanıtlaSil
  4. çok geçmiş olsun :) ben de bloguma beklerim

    YanıtlaSil
  5. GECMIS OLSUN BENDE ZERDECAL KULLANIYORUM VE DUZENLI KULLLANABLMEK İÇİN KAVANOZ SUREKLI OCAK YANINDA HER YEMEGE BIR TATLI KASIGI ATIYORUM OZELLIKLE PİRİNÇ PİLAVINA COK YAKISIYOR ONERIRIM

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Aşka Yükseliş ve Seni İstiyorum

AŞKA YÜKSELİŞ  Ben izlediğim filmin yorumunu hemen bloga ekleyemezsem bir daha kafamdakileri toparlayıp yazamıyorum buraya sevgili okuyucularım.. o yüzdendir ki bu iki filmi hemen sizlerle paylaşmak istedim.. birbirinin peşi sıra çekilmiş iki film bunlar.. ilkinden başlıyorum önce "Aşka Yükseliş" filminden yani.. ünlü Melisa P. filminin oyuncusu Maria Valverde ile yakışıklı bir uşak başrolde.. zengin kız Babi ile sorunlu, agrasif , motorcu genç Hugo'nun aşkını konu alıyor tamamen.. yani tahmin ediyorum hangi kız izlese erir biter Hugo'nun yaptığı romantiklikler karşısında.. tamam sorunlu olabilir ama aşkın hakkını da çok iyi vermiş.. yani severek izlediğim filmin sonuna ne kadar üzüldüm anlatamam ! güzel işlenmiş bir konu ama sonu saçma bitmişti.. mutlu sonla bitmeyen filmleri sevmiyorum ben.. neyse film hakkında birşeyler araştırırken bir de ne göreyim, filmin devamı çekilmiş meğersem.. SENİ İSTİYORUM İşte filmin devamı seni...

yıldönümü hikayesi

1. evlilik yıldönümü, bunu yazarken bile şoklar geçiriyorum zamanın bu kadar çabuk geçtiğine inanamıyorum.. 2 ağustosta bir yılımızı doldurduk.. bana evli misin diye soranlara -evet yeni evliyim diyordum , bir yıl dolmuş artık neyine yeni diyorsam.. ilk yılın heyecanından mı, mutluluktan mı, birbirine alışma çilesinden mi neden bu kadar çabuk geçti anlamadım.. bir senede tecrübe ettim ki ne kadar uzun sevgililik yaşarsan yaşa, aynı eve girmedikçe ben onu çok iyi tanıyorum deme ^^ bazı huyları seni sinir ederken bazı çok güzel huylarına şaşa kalıp bayılabiliyorsun.. sevgiliyken aman kavga anında ağzımı tutayım dediklerini evlendikten sonra daha rahat söyleyebiliyorsun :) bunun sebebi ne olursa olsun zaten karı-kocayız beni terk edemez duygusu olabilir :D her kavga sonrası barışma çabaları ise tadından yenmez güzel bir olay.. evlilikteki kadın erkek iş dağılımının adaletsizliğine takıyorsun bazen kafayı.. yemek, çamaşır, ütü, temizlik, alışveriş kadının asli görevi...

Kırlent yaptım, oldu :)

İstanbul'da en sevdiğim şeylerden birisi "pazar kültürü".. neredeyse her semtte, haftanın belli günlerinde kurulan pazarlara bayılıyorum.. bazıları kıyafet ağırlıklı bazıları yiyecek.. evlenmeden önce sadece kıyafetlere bakıyordum, mango, koton, bershka ne istersen buluyorsun :) şimdi işler biraz değişti tabi, her hafta mutfak alışverişini pazardan yapmak büyük keyif benim için.. artık mağazalarda satılan çoğu şeyin muadili hemencek pazarlarda satılıyor.. mesela bu kırlentler, normal mağazada 30, 40 liraya satılıyor hatta daha da pahalı.. mor çiçekli fon perdeme uygun kırlent aldım ben de bu hafta.. içi boş kırlentlerin tanesi 5 lira.. evlenirken aceleyle aldığım bazı yastıklarımı hiç beğenmiyordum.. pamukları bir garip olmuştu zamanla.. aklıma bu şekilde değerlendirmek geldi ve yastıklarımı kesip kırlent yaptım.. içlerindeki pamuğu direk kırlente doldurmadım, pazardan tanesi 2 liraya beyaz mitil aldım.. sonuç toplam 14 liraya iki tane yepyeni cicili bicili k...