Ana içeriğe atla

Merhaba :)


*Günün lafı,
-Buzdolabındaki dondurma kutusundan, sarma çıktığı günden beri dış görünüşe önem vermiyorum :) 

Biz kadınlar bazen çok acayip olabiliyoruz..
geçen gün evde domates yoktu, eşimin canı da melemen çekti..
o kadar kışlık melemen yaptın aç birini yap diyor..
bense civcivlerini koruyan tavuklar gibi sinirleniyorum, ya deli misin onlar kışın yenecek!
ben onları zor günler için yaptım..
akşam işten yorgun çıktığımda yapıp yiyeceğim ben onları..
daha ekim ayından kışlıklar yenmeye başlanır mı hiç :)
halbuki ondan değerli mi , aç birini pişir nolcak ki :)
yukarıdaki günün lafına çok güldüm, benim dolabımda aynen bu halde şuan :)
herşey kara kış günleri için..
bunun dışında ufak ufak evi düzenlemeye başladım..
yazlıklar yukarı, kışlıklar aşağı..
sandaletler kutuya, butiler ayakkabı dolabına..
pikeler baza altına , yorgan ve battaniyeler yatağın üstüne..
tv battaniyesi pufun üstüne...
mutfakta ise yazlık kışlık durumu yok ancak kap kacak sevdası yüzünden koca mutfağa sığamaz oldum..
haddinden fazla su bardağı, kupalar, kek tabakları, kaseler almışım..
artık iç içe doldura doldura kendime yer açmaya çalışıyorum..
bu sepeti english home'dan almıştım, misafir geldiğinde ekmek sepeti olarak kullanıyorum..
onun dışında içine fincanlarımı doldurdum rafta dekoratif olarak duruyor..
bir taraftan evdeki fazlalıklara yer açmaya çalışırken bir yanda da eksiklerimizi tamamlamaya çalışıyoruz..
 siz de durumlar nasıl?
bu kışı sadece ben mi bu kadar kafaya takıyorum :)


Yorumlar

  1. sepet çok hoş güle güle kullan; günün lafına da bayıldım :)
    kış hazırlıkları ahh bitmedi hala biraz taze fasulye ve bamya daha koyacağım buzdolabına, kışlıkları da ayırmaya başlamadım henüz, kolay gelsin..:)

    YanıtlaSil
  2. Okurken kendimi buldum, bir kere bizim dolapta da annemin alelacele verdiği bir dondurma kutusu sarma var:) Menemen konusundaki tutum benimkiyle bire bir, onlar kışın yenecek, böyle canımız çeksin, iyice kış gelsin değil mi...
    Sepetin de çok hoş, hiç karşılaşmamışım kendisi ile daha önce, güzel günlerde kullan.
    Bir de o kaseler gereksiz değildir, ben evde en çok kase ve bardak kullanıyorum hiç fazla gelmiyor:)

    YanıtlaSil
  3. aynen hiç bitmeyen ne pişireceğim kabusu:P Sen şükür et okuldan gelince kurt gibi acıkan üstüne yemek seçen vatandaş henüz yok:)))

    YanıtlaSil
  4. En sevdiğim dondurma kutusu, içinden sarma çıkan kutu. Aaahhhh ahhhh!

    YanıtlaSil
  5. Maviye iz süren, valla benim de aynı dolabımda yer olsa birşeyler daha koymak istiyorum :) kolay gelsin sana şimdiden.


    Kitana, sepeti internet sitesinden almıştım, mağazada ben de hiç görmedim.. sevindim bu konuda yalnız olmadığıma :)


    Ters Pabuçlar, ay evet, herkes beni öyle korkutuyor.. çocuk olsun görürsün diye :)


    Pabucumun leydisi, katılıyorum hem de karalahana sarması dimi :)


    YanıtlaSil
  6. çok hoşsun gülümsettin beni :)) bizde durumlar bu şekil !! bende kalabalık eşyayı sevemem az öz olacak :) sevgiler esen kalın!!

    YanıtlaSil
  7. Ha ha çok tatlısınız. Madem kış için yapıldı, kışa yenecek tabii ki... İdealistliğe devam :)

    YanıtlaSil
  8. beauty beybi, ne mutlu bana, gülelim güldürelim o zaman :) benden de sevgiler.


    Monica Livas, Teşekkür ederim, aynen :)

    YanıtlaSil
  9. ahh ben de geçen açıversem nasıl olur şu menemenleri dedim durdum :D acayip canım çekti, bence zamanı geldi hadi açalım :D bu arada bizim evde yer kalmadığından yeni alımları durdurdum :D

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Aşka Yükseliş ve Seni İstiyorum

AŞKA YÜKSELİŞ  Ben izlediğim filmin yorumunu hemen bloga ekleyemezsem bir daha kafamdakileri toparlayıp yazamıyorum buraya sevgili okuyucularım.. o yüzdendir ki bu iki filmi hemen sizlerle paylaşmak istedim.. birbirinin peşi sıra çekilmiş iki film bunlar.. ilkinden başlıyorum önce "Aşka Yükseliş" filminden yani.. ünlü Melisa P. filminin oyuncusu Maria Valverde ile yakışıklı bir uşak başrolde.. zengin kız Babi ile sorunlu, agrasif , motorcu genç Hugo'nun aşkını konu alıyor tamamen.. yani tahmin ediyorum hangi kız izlese erir biter Hugo'nun yaptığı romantiklikler karşısında.. tamam sorunlu olabilir ama aşkın hakkını da çok iyi vermiş.. yani severek izlediğim filmin sonuna ne kadar üzüldüm anlatamam ! güzel işlenmiş bir konu ama sonu saçma bitmişti.. mutlu sonla bitmeyen filmleri sevmiyorum ben.. neyse film hakkında birşeyler araştırırken bir de ne göreyim, filmin devamı çekilmiş meğersem.. SENİ İSTİYORUM İşte filmin devamı seni...

yıldönümü hikayesi

1. evlilik yıldönümü, bunu yazarken bile şoklar geçiriyorum zamanın bu kadar çabuk geçtiğine inanamıyorum.. 2 ağustosta bir yılımızı doldurduk.. bana evli misin diye soranlara -evet yeni evliyim diyordum , bir yıl dolmuş artık neyine yeni diyorsam.. ilk yılın heyecanından mı, mutluluktan mı, birbirine alışma çilesinden mi neden bu kadar çabuk geçti anlamadım.. bir senede tecrübe ettim ki ne kadar uzun sevgililik yaşarsan yaşa, aynı eve girmedikçe ben onu çok iyi tanıyorum deme ^^ bazı huyları seni sinir ederken bazı çok güzel huylarına şaşa kalıp bayılabiliyorsun.. sevgiliyken aman kavga anında ağzımı tutayım dediklerini evlendikten sonra daha rahat söyleyebiliyorsun :) bunun sebebi ne olursa olsun zaten karı-kocayız beni terk edemez duygusu olabilir :D her kavga sonrası barışma çabaları ise tadından yenmez güzel bir olay.. evlilikteki kadın erkek iş dağılımının adaletsizliğine takıyorsun bazen kafayı.. yemek, çamaşır, ütü, temizlik, alışveriş kadının asli görevi...

Kırlent yaptım, oldu :)

İstanbul'da en sevdiğim şeylerden birisi "pazar kültürü".. neredeyse her semtte, haftanın belli günlerinde kurulan pazarlara bayılıyorum.. bazıları kıyafet ağırlıklı bazıları yiyecek.. evlenmeden önce sadece kıyafetlere bakıyordum, mango, koton, bershka ne istersen buluyorsun :) şimdi işler biraz değişti tabi, her hafta mutfak alışverişini pazardan yapmak büyük keyif benim için.. artık mağazalarda satılan çoğu şeyin muadili hemencek pazarlarda satılıyor.. mesela bu kırlentler, normal mağazada 30, 40 liraya satılıyor hatta daha da pahalı.. mor çiçekli fon perdeme uygun kırlent aldım ben de bu hafta.. içi boş kırlentlerin tanesi 5 lira.. evlenirken aceleyle aldığım bazı yastıklarımı hiç beğenmiyordum.. pamukları bir garip olmuştu zamanla.. aklıma bu şekilde değerlendirmek geldi ve yastıklarımı kesip kırlent yaptım.. içlerindeki pamuğu direk kırlente doldurmadım, pazardan tanesi 2 liraya beyaz mitil aldım.. sonuç toplam 14 liraya iki tane yepyeni cicili bicili k...