Ana içeriğe atla

kış hazırlığı part2 :)




beklenen ikinci kış hazırlığımı da nihayet tamamladım :)
meğer ne eğlenceliymiş kış hazırlığı yapmak..
her ne kadar eşim, -savaş mı çıkacak, kıtlık mı çıkacak yorulma ,uğraşma,  dese de :)
-sen anlamazsın kadın işinden :) deyip geçtim mutfağa..
6 kilo çanakkale domatesi, 1 kilo  çarliston biber, bir kaç tane acı çarliston ve sarımsak..
10 tane de yarım kiloluk kavanoz aldım tanesi 1 liradan..
bir çay bardağı sıvıyağında biberleri küçük küçük doğrayıp kavurdum..
domatesleri kabuklarını soymadan rondodan geçirdim ve tencereye ekledim..
sarımsak ve tuzunu da koyup kısık ateşte 15 dakika kadar pişirdim..
sıcak menemeni kepçeyle kavanozlara bölüştürüp hemen kapaklarını sıkıca kapattım..
kapağı kapatırken önce geri doğru çevirdim, iyice oturunca ileri doğru döndürdüm..
zaten çok sıcak olan kavanozları bir havlunun üzerine ters çevirdim..
onlar soğurken aldığım kurdeleyle fiyonklar yapıp silikon tabancasıyla kavanozlara yapıştırdım..
işte sonuç bu :)
sonuçta yaz kış her meyve sebze marketlerde olsa da, herşeyi mevsiminde tüketmek gerekmez mi..
kışın karpuz yemiyorsak domates de yemeyelim o zaman ;)
tabi konservesini yapanlar afiyetle yiyebilirler :))


Yorumlar

  1. afiyet olsun güle güle ye
    ben bu sene yapmayacağım karar verdim kimse yemiyor kış sebzesi yesinler :)

    YanıtlaSil
  2. Ben henüz başlayamadım hazırlıklara:))) Ellerine sağlık!

    YanıtlaSil
  3. Oytunla Hayat, Teşekkür ederim :)

    Destina, ben ilk kez yaptım, bakalım yenir mi yenmez mi göreceğiz :)

    Melislicious, biraz daha vakit var yaparsın canım :) kolay gelsin şimdiden.

    YanıtlaSil
  4. Benim de yapmam lâzım artık. Ama elli kilodan yapınca gözümde büyüyor şu an :D

    Ellerine sağlık, keyifli sofralarda tüketin sevdiklerinle :)

    YanıtlaSil
  5. Handan, 50 kilo mu :) bütün günün alır senin şimdiden kolay gelsin, çok teşekkür ederim :)

    YanıtlaSil
  6. Afiyetle yiyin. Kavanozlarınız da çok şirin olmuş. Bu arada bloğunuzun adına da bayıldım. Sevgiler...

    YanıtlaSil
  7. Beyaz Sardunya, teşekkür ediyorum :) kavanozlar biraz değişik oldu evet :)

    YanıtlaSil
  8. Çok güzel görünüyor, birkaç kavanozu bana verseniz nasıl olur?

    YanıtlaSil
  9. Maşallah size mutfakta böyle şeylerle uğraşmak gerçekten zor anneme yardım ederken anladım yani o zorluğuda ellerinize sağlık :) bloğunuzu takipteyim banada beklerim http://petunyanincizimaceralari.blogspot.com.tr/

    YanıtlaSil
  10. Fadis Hertelden, valla ilk göz ağrım bu kavanozlar veremem :)) çok basit yapımı deneyin bence ;)

    Betül Karakis, teşekkür ederim :) zor ama eğlenceli bir yandan..

    YanıtlaSil
  11. Ellerine sağlık, eşin kışın güzel güzel yerken teşekkür eder sana :) Eskiden annemle yapardık, şimdilik o bizimkileri de yapıyor sağ olsun, kışın menemen için çok pratik ve lezzetli oluyor açıkçası yemeklere koymaya kıyamıyorum:)
    Size de afiyet olsun..

    YanıtlaSil
  12. Kitana, sen şanslıymışsın :) anneye yakın oturmak büyük artı olsa gerek.. keşke annem yakın olsa ben de onunla yapsaydım :)

    YanıtlaSil
  13. Ama daha kışa var ya, daha yaz, tatil yani! :) :)

    Tabii hazırlıklara da başlamak gerek, aslında eylül geliyor, yani evet, hazırlıklara başlanabilir... :) :)

    Ters Düz'e beklerim, hatta blogunuzda da yazıp duyurun valla. :) Trabzon'da geçiyor öykü. Kurgu ürünü bir köyde. 2. bölümü bugün blogda! :)

    YanıtlaSil
  14. Kafa Dergi, Yaz bitiyor Mert :) geç kalmadan yapmak lazım .. başarılar dilerim trabzonda geçiyorsa kesin güzeldir öykü, dermişim :)

    YanıtlaSil
  15. maşallah maşallah afiyetle yemek nasip olsun inşallah:)

    YanıtlaSil
  16. ha unutmadan bi kaç gün geçince kavanozlarını bi kontrol et tutmayan olabiliyor.İçinde hava kabarcığı varsa sakat onları bozulmadan tespit edersen ya hemen kullan yada bir buzdolabı poşetine koy at dondurucuya.

    YanıtlaSil
  17. ters pabuçlar, evet aynen bunu okudum bir yerde, hala dolaba yerleştirmedim o yüzden her akşam kontrol ediyorum içine hava alan varmı diye ..
    teşekkür ediyorum yorumuna :)

    YanıtlaSil
  18. Bu post'u gördüğümde kendi kendi kendime bak kış hazırlıkları başlamış sen hala erken diyosun dedim :)) ellerine sağlık afiyetle yemek nasip olsun inşallah. Bu arada kavanozların çok cici söylemeden geçemedim :)

    YanıtlaSil
  19. Merve Aras, çalıştığım için tatilimde hemen yaptım ben, belki de geçmiyordur daha zaman vardır ;) kavanozları severek süsledim çok teşekkür ederim :))

    YanıtlaSil
  20. Hamarat hanımların hali de bir başka..
    Bayılıyorum senin gibi hatunlara..
    Erkek olsaydım kendim gibisini asla tercih etmezdim.
    Nedeni çoook bariz <:)

    YanıtlaSil
  21. nursalkımı :))) güldürdün beni ya.. merak etme evlilikte denge oluyor genelde, sen anlamıyorsan yemek işlerinde eşin anlıyordur, biraz dikkat et çevrene hep böyle olur.. birinin eksiğini diğeri kapatır hep ;)

    YanıtlaSil
  22. kesinlikle eğlencelisin:))
    afiyetler olsun şimdiden:))
    sevgiler

    YanıtlaSil
  23. Kedilievin tarzı, haha bir de beni yakından tanısan nasıl komiğimdir :D çok teşekkür ediyorum hoşgeldin ..

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Aşka Yükseliş ve Seni İstiyorum

AŞKA YÜKSELİŞ  Ben izlediğim filmin yorumunu hemen bloga ekleyemezsem bir daha kafamdakileri toparlayıp yazamıyorum buraya sevgili okuyucularım.. o yüzdendir ki bu iki filmi hemen sizlerle paylaşmak istedim.. birbirinin peşi sıra çekilmiş iki film bunlar.. ilkinden başlıyorum önce "Aşka Yükseliş" filminden yani.. ünlü Melisa P. filminin oyuncusu Maria Valverde ile yakışıklı bir uşak başrolde.. zengin kız Babi ile sorunlu, agrasif , motorcu genç Hugo'nun aşkını konu alıyor tamamen.. yani tahmin ediyorum hangi kız izlese erir biter Hugo'nun yaptığı romantiklikler karşısında.. tamam sorunlu olabilir ama aşkın hakkını da çok iyi vermiş.. yani severek izlediğim filmin sonuna ne kadar üzüldüm anlatamam ! güzel işlenmiş bir konu ama sonu saçma bitmişti.. mutlu sonla bitmeyen filmleri sevmiyorum ben.. neyse film hakkında birşeyler araştırırken bir de ne göreyim, filmin devamı çekilmiş meğersem.. SENİ İSTİYORUM İşte filmin devamı seni...

yıldönümü hikayesi

1. evlilik yıldönümü, bunu yazarken bile şoklar geçiriyorum zamanın bu kadar çabuk geçtiğine inanamıyorum.. 2 ağustosta bir yılımızı doldurduk.. bana evli misin diye soranlara -evet yeni evliyim diyordum , bir yıl dolmuş artık neyine yeni diyorsam.. ilk yılın heyecanından mı, mutluluktan mı, birbirine alışma çilesinden mi neden bu kadar çabuk geçti anlamadım.. bir senede tecrübe ettim ki ne kadar uzun sevgililik yaşarsan yaşa, aynı eve girmedikçe ben onu çok iyi tanıyorum deme ^^ bazı huyları seni sinir ederken bazı çok güzel huylarına şaşa kalıp bayılabiliyorsun.. sevgiliyken aman kavga anında ağzımı tutayım dediklerini evlendikten sonra daha rahat söyleyebiliyorsun :) bunun sebebi ne olursa olsun zaten karı-kocayız beni terk edemez duygusu olabilir :D her kavga sonrası barışma çabaları ise tadından yenmez güzel bir olay.. evlilikteki kadın erkek iş dağılımının adaletsizliğine takıyorsun bazen kafayı.. yemek, çamaşır, ütü, temizlik, alışveriş kadının asli görevi...

Kırlent yaptım, oldu :)

İstanbul'da en sevdiğim şeylerden birisi "pazar kültürü".. neredeyse her semtte, haftanın belli günlerinde kurulan pazarlara bayılıyorum.. bazıları kıyafet ağırlıklı bazıları yiyecek.. evlenmeden önce sadece kıyafetlere bakıyordum, mango, koton, bershka ne istersen buluyorsun :) şimdi işler biraz değişti tabi, her hafta mutfak alışverişini pazardan yapmak büyük keyif benim için.. artık mağazalarda satılan çoğu şeyin muadili hemencek pazarlarda satılıyor.. mesela bu kırlentler, normal mağazada 30, 40 liraya satılıyor hatta daha da pahalı.. mor çiçekli fon perdeme uygun kırlent aldım ben de bu hafta.. içi boş kırlentlerin tanesi 5 lira.. evlenirken aceleyle aldığım bazı yastıklarımı hiç beğenmiyordum.. pamukları bir garip olmuştu zamanla.. aklıma bu şekilde değerlendirmek geldi ve yastıklarımı kesip kırlent yaptım.. içlerindeki pamuğu direk kırlente doldurmadım, pazardan tanesi 2 liraya beyaz mitil aldım.. sonuç toplam 14 liraya iki tane yepyeni cicili bicili k...