Ana içeriğe atla

Kayıtlar

anne etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Annemin evine giderken, annemin evinden dönerken :)

derler ki; şanslı annelerin ilk çocukları kız olur, daha şanslı annelerin ikinci çocukları da kız olur ^_^ biz iki kız kardeş olduğumuza göre benim annem çok şanslı oluyor bu durumda :D bir de kendine sormak lazım tabi.. evlendik ev boşaldı rahatladım sanmayın diyor annem, şimdi daha çok aklım sizde kalıyor.. bir kişi gittiniz evden iki, üç kişi olarak geliyorsunuz şimdi daha kalabalık oldu ailemiz.. ben acırım yavruma yavrum acır yavrusuna diyor.. o yüzdendir sanırım anneme ne zaman gitsem boş valizle gidip, dolu dolu valizlerle dönerim evime.. istanbulda sanki patates yok anne diyorum, köy patatesi gibi olmaz diyor.. istanbulda sanki turşu yok anne diyorum, ev yapımı gibi olmaz diyor.. istanbulda sanki peynir yok anne diyorum, bizim peynirimiz gibi olamaz diyor.. öğrenciyken valizime köy yumurtası koymaya kalkmıştı zor engel olmuştum :) o yüzdendir ki ne kadar büyüsek de biz annelerimizin gözünde hala bebeğiz.. evlensek de.. anne olsak da.. verdikçe içi rahatlıyor.. ...

bir iki sevindirici haber ;)

güneşli sıcacık mis gibi yazdan kalma havalarla istanbuldan selamlar arkadaşlar :) bi sıcak bi soğuk dengemiz şaşırsa da güneşi görünce herkesin yüzü gülmeye başladı buralarda.. metrobüs bile daha sevimli gelmeye başladı gözüme :) geçtiğimiz hafta miikemmel güzel bir haftaydı benim için.. annem geldi ve günlerin nasıl geçtiğini anlamadım.. bir hafta su gibi geçti.. annem sağolsun on kiloluk valizi 35 kiloya kadar doldurmuş da gelmiş :D trabzon tereyağsı, dondurulmuş balık, lahana, fındık, kaymak, fasülye, peynir.. tıka basa dolu valizden minik bir çanta çıktı, meğer iki parça kıyafet koymuş kendine :D anneler candır ya can.. eşimle beklediğimden güzel anlaşmaları beni çok mutlu etti :) annemin bütün hafta yüzü güldü, evin heryerinde dualar okuyarak gezdi.. şuan değişik bir dönem bizim ailemiz için.. iki kız evlendik evden çıktık, babam gemide çalışmaya başladı ve uzun yola gitti.. annecim yalnız kaldı biraz.. Allahtan kız kardeşim anneme yakın oturuyor da sık sık görüş...

anneanne

sevmiyorum bizim için paha biçilmez sevgisi olan insanlara bir gün ayırıp,  sırf o gün hediye almayı, sırf o gün onu mutlu etmeyi, sırf o gün annem üzülmesin diye yanlış şeyler yapmaktan kendini alıkoymayı.. sadece bugün içimden geldi benim için anne değerinde olan ananeme özel şeyler yazmak istedim.. anne 1 seviliyorsa anneanne 2 sevilir bizim evde, neden mi? ebeydi kendisi ve daha dünyaya gelirken onun eline doğmuşum.. ilk kıyafetlerimi makinesinde kendi elleriyle dikmiştir.. ineğini sağar sütünü il bize yollardı torunlarım içsin diye.. dedem eve güzel bişey getirse hemen bir parçasını bize saklardı.. evine gittiğimizde yedirir içirir, üç beş kuruş koynumuza sokar gönderirdi.. okul kazandım bilgisayar paramı o verdi.. ilk çeyizimi yine kendisi alıp benim için sakladı.. dikiş dikmeyi bana o öğretti.. sürekli nasihatleriyle bizi eğitti, öğretti.. bilhassa ben fizik olarak kendisine benzediğim için beni daha farklı sevdi.. hem sevdi hem de sevdir...

yanlış selaymış!

2014'ün ilk yazısını traji komik bir olayla yapmak nasip oldu.. konu , ananeme ölmediği halde camiden sela okuyan uykulu hoca! olay dün gerçekleşti, sabah namazından sonra telefonuna bir mesaj gelmiş hoca efendinin.. 'annem vefat etti , selasını oku' hoca da uykulu uykulu mesaj atanın ismini dayımın ismi sanmış ve zaten hasta olan ananemi öldü sanmış.. saat 7 gibi selası okunmuş, biz yılbaşı gecesi geç yattık tabi duymadık selayı.. selayı duyan diğer komşular ananemin evine hücum etmişler , herkes şokta çünkü ölümcül değildi durumu.. eve giren bakıyormuş ki ananem ve dedem uyuyor , kapıyı açan kapatıp çıkıyormuş. orda durumlar böyleyken benim panik atak annemin durumdan haberi yok tabiki.. evde iş yaparken komşuları görmüş, hazırlanmış cenazeye gidiyorlar güya! annemi gören şok geçiriyormuş, annem nereye gidiyorsunuz diyormuş kimsede ses yok.. birine birşey mi oldu diyormuş ses yok.. anneme bu durumu nasıl söyleyeceklerini düşünüyorlar herhalde, biliyorlar an...

annemin maceraları :)

ay ben blogumu çok özlemişimm ^^ on beş gün olmuş, zaman ne çabuk geçiyorsun sen böyle.. neyse hızlıca özet geçeyim size, aslında anlatacak çok şey olsa da en ilgincini yazıcam size.. yaklaşık bir ay önce ailecek O Ses Türkiyeyi izlerken 'Dilay Hacıosmanoğlu' isminde bir yarışmacı çıktı ve onun çıkmasıyla annemin sesi bütün evi sardı, ay ben bu kızı tanıyorum merveeee ! nasıl yani nerden tanıyorsun anne demeye kalmadan annem -evet valla o gözlerinden tanıdım, aha gülüşü de aynı ! anne noluyo anlatsana dedik annem başladı.. Temmuz ayında annem mezuniyet törenim için İstanbula gelmişti, uçaktan korktuğu için de tek başına otobüse atlayıp gelmişti.. meğer koltuk arkadaşı Dilay'mış.. annem panik atak hastasıdır, ananem de alzeihmer olduktan sonra iyice sinirleri bozulmuştı, sık sık kalbi daralıp ağlamaya başlıyordu. otobüstede aynı panik nöbeti geçirmiş, otobüsü durdurmuş şoför biraz temiz hava alsın diye.. Dilay da annemle birlikte inip onu teselli etmiş, ilgilenm...

Happy Mother's Day

Annemden uzakta olmanın burukluğuyla bugün gözlerim dolu doluydu hep.. Bilirsiniz kız evlatlarla annenin diyaloğu, bağı bir başka olur... O yüzden evlendiği için mutlu olması gereken zamanlarda , kına gecesiyle salya sümük ağlar gelinler.. Evlerimizin direkleri annelerimiz, bizleri o gece, başka evlere küçük hanımlar olarak gönderir.. O yüzden kimin kınası olursa olsun ağlamaklı olurum ben de.. Annelerimize bir gün verilmiş koskoca bir yıl içinde 12 Mayıs.. Tüketim çılgınlığıyla her geçen yıl bu günlerin değeri büyümüş.. Hediye işin bahanesi tabi , bir yıl annenizin güzel evladı olmak marifet.. Ama illaki bir hediyeyle annemi gülümsetmek istiyorum diyenlere de küçük bir önerim olsun bu post.. Bir demet çiçeğin üstüne kendi ellerinizle yapıp süslediğiniz,  içine de  annenizle sizin güzel bir fotoğrafını koyabileceğiniz bir kart.. ve altına içinizden geçen bir iki satır yazı.. Biraz el işi gerektiren , kızların becereceği bir öneri oldu ya gerçi idare ...

gerçekler üzerine içini dökmece

kız olmak veya erkek olmak nasıl bir duygudur acaba ? ben zaman zaman düşünürüm karşı cinste nasıl biri olurdum, hangisini olmak daha güzel olurdu veya hangi cins olmak daha avantajlı olurdu ? bizim ülkemizde kadınla erkek arasındaki iş bölümünü düşününce -tüh lan keşke erkek olsaydım. diyesim geliyor ne yalan söyleyim..  çocukluktan başlarız ezilmeye, hele de evde erkek kardeş varsa yemeklerin en güzel yerleri ilk onlara verilir, harçlıkları daha fazladır, okul çıkışı eve geç gelmesi sorun değildir, erken yaşta kız arkadaş gülerek karşılanır , annesinin yakışıklısı kızların da aklını alıyor bak bak diye pohpohlanır, araba varsa ön koltukta hep erkek oturur, arkadaşında istediği zaman kalabilir, konserlere gidebilir,askerlik gibi kutsal görevi vardır bi baya zorlanırlar bir kaç ay, sonra gelince iş bulma derdine düşerler, işlerini bulurlar ve olay biter,evlenirken en çok para erkeğe harcanır, erkek evlat anne evine geldiğinde ağa paşa gibi karşılanır , en son miras dağılımında en...