Ana içeriğe atla

Arife Günü


Bayramlardan bir gün önce diye biliriz arife gününü ancak öyle değilmiş, gerçek arife günü yılda bir defa olup Kurban Bayramı'ndan bir önceki gün olarak kabul edilirmiş.
Ve o kadar kıymetli bir günmüş ki, bu günü oruçlu geçiren kulun alacağı sevabın haddi hesabı yokmuş. İlk insandan son insana ne kadar insan gelmişse dünyaya bunun iki katı sayıda sevap kazanırmış insan. O gün yapılan tövbe kabul edilir, bir çok günahkar cehennemden kurtulurmuş.
Sizi bilmiyorum ama böyle bilgileri okumak ,öğrenmek beni hep mutlu etmiştir. Hele de yapılması gerekenleri yerine getirmişsem daha huzurlu olmuşumdur her zaman. 
Bayramların ne kadar kıymetli olduğunu biliyordum da
 arife gününe bu kadar değer verildiğini yeni öğrendim ben de..
Benim aklımda kalan arife günlerinde bayram hazırlığı yapılır :) yemekler , börekler pişirilir, bayramlıklarını hala alamamışlar çarşıya çıkar,
 temizliği yetişmemişler bi gayret silip süpürmeye devam eder filan..
Ha bi de arife günlerinin en sevdiğim yanı öğleden sonra yarı gün tatil olması :)
hele de o gün ki dersiniz öğleden sonraysa ve sabah gelmek zorunda kalmamışsanız deymeyin keyfine..Öğrencilik gibisi yok yeminlen..Kar yağdı tatil, çise attı tatil, bayram geldi tatil :)
Bi de üniversitede olunca, bi hafta derslere girmesem de olur diyorsun ,
 günleri birleştiriyorsun ki o da ne 20 gün tatil olmuş :D
 daha dün geldik yaz tatilinden hadi tekrar al valizi düş yollara..
İlerde bu günlerimi çok özleyeceğim biliyorum , o yüzden keyfini çıkarıyorum emin olun :)
Hepinize sevdiklerinizle birlikte geçireceğiniz güzel bayramlar diliyorum..Bol bol fotoğraf çekilip facebookta paylaşmayı da sakın unutmayın :)

Yorumlar

  1. size de hayırlı bayramlar.. bilgilendirme için teşekkürler :)

    YanıtlaSil
  2. ne demek :) iyi bayramlar dilerim.

    YanıtlaSil
  3. Güzel bayramlara... Yeniyim ben :)

    YanıtlaSil
  4. hoş geldin tatlım :) iyi bayramlar..

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Aşka Yükseliş ve Seni İstiyorum

AŞKA YÜKSELİŞ  Ben izlediğim filmin yorumunu hemen bloga ekleyemezsem bir daha kafamdakileri toparlayıp yazamıyorum buraya sevgili okuyucularım.. o yüzdendir ki bu iki filmi hemen sizlerle paylaşmak istedim.. birbirinin peşi sıra çekilmiş iki film bunlar.. ilkinden başlıyorum önce "Aşka Yükseliş" filminden yani.. ünlü Melisa P. filminin oyuncusu Maria Valverde ile yakışıklı bir uşak başrolde.. zengin kız Babi ile sorunlu, agrasif , motorcu genç Hugo'nun aşkını konu alıyor tamamen.. yani tahmin ediyorum hangi kız izlese erir biter Hugo'nun yaptığı romantiklikler karşısında.. tamam sorunlu olabilir ama aşkın hakkını da çok iyi vermiş.. yani severek izlediğim filmin sonuna ne kadar üzüldüm anlatamam ! güzel işlenmiş bir konu ama sonu saçma bitmişti.. mutlu sonla bitmeyen filmleri sevmiyorum ben.. neyse film hakkında birşeyler araştırırken bir de ne göreyim, filmin devamı çekilmiş meğersem.. SENİ İSTİYORUM İşte filmin devamı seni...

yıldönümü hikayesi

1. evlilik yıldönümü, bunu yazarken bile şoklar geçiriyorum zamanın bu kadar çabuk geçtiğine inanamıyorum.. 2 ağustosta bir yılımızı doldurduk.. bana evli misin diye soranlara -evet yeni evliyim diyordum , bir yıl dolmuş artık neyine yeni diyorsam.. ilk yılın heyecanından mı, mutluluktan mı, birbirine alışma çilesinden mi neden bu kadar çabuk geçti anlamadım.. bir senede tecrübe ettim ki ne kadar uzun sevgililik yaşarsan yaşa, aynı eve girmedikçe ben onu çok iyi tanıyorum deme ^^ bazı huyları seni sinir ederken bazı çok güzel huylarına şaşa kalıp bayılabiliyorsun.. sevgiliyken aman kavga anında ağzımı tutayım dediklerini evlendikten sonra daha rahat söyleyebiliyorsun :) bunun sebebi ne olursa olsun zaten karı-kocayız beni terk edemez duygusu olabilir :D her kavga sonrası barışma çabaları ise tadından yenmez güzel bir olay.. evlilikteki kadın erkek iş dağılımının adaletsizliğine takıyorsun bazen kafayı.. yemek, çamaşır, ütü, temizlik, alışveriş kadının asli görevi...

Kırlent yaptım, oldu :)

İstanbul'da en sevdiğim şeylerden birisi "pazar kültürü".. neredeyse her semtte, haftanın belli günlerinde kurulan pazarlara bayılıyorum.. bazıları kıyafet ağırlıklı bazıları yiyecek.. evlenmeden önce sadece kıyafetlere bakıyordum, mango, koton, bershka ne istersen buluyorsun :) şimdi işler biraz değişti tabi, her hafta mutfak alışverişini pazardan yapmak büyük keyif benim için.. artık mağazalarda satılan çoğu şeyin muadili hemencek pazarlarda satılıyor.. mesela bu kırlentler, normal mağazada 30, 40 liraya satılıyor hatta daha da pahalı.. mor çiçekli fon perdeme uygun kırlent aldım ben de bu hafta.. içi boş kırlentlerin tanesi 5 lira.. evlenirken aceleyle aldığım bazı yastıklarımı hiç beğenmiyordum.. pamukları bir garip olmuştu zamanla.. aklıma bu şekilde değerlendirmek geldi ve yastıklarımı kesip kırlent yaptım.. içlerindeki pamuğu direk kırlente doldurmadım, pazardan tanesi 2 liraya beyaz mitil aldım.. sonuç toplam 14 liraya iki tane yepyeni cicili bicili k...