Ana içeriğe atla

Valiz taşıma çilesi

ailelerinden uzakta okuyanlar bilirler ne demektir valiz taşıma çilesi !
yılda hemen hemen 4 kez uçağa biniyorum istanbul-trabzon arası git gel yapıyorum,
o havaalanına ulaşana kadar, ordan eve gelene kadar neler çekiyorum neler ..
Annecim sağolsun neler koymuyor ki o valize,
konserve fasülyeler, kışlık hazırlanmış melemen karışımları, alabalık, tereyağı, mısırunu, fındık, kıyma..
ve dahası :) zaten kilo sınırı 15 kg ama dinletemiyorum ne buluyorsa dolduruyor..
bir keresinde tam 30 tl fazla kilo parası vermiştim içim acımıştı,
Trabzon havaalanında 3-5 kiloyu geçiriyor bazı iyi memurlar ama Atatürk Havaalanında gıdım geçirmiyorlar. burdan yetkililere sesleniyorum :) öğrenciyiz, uçakta ek kilo istiyoruz !
şaka yapmıyorum annem bir kere soğan bile koymuş valize ya iyiki sabah kontrol ettim,
taaa ordan buraya soğan mı gelirmiş yahu :) ama anne yüreği işte bizler şimdi anlamayız biliyorum.
yaz tatili bitti şimdi yine geldik kürkçü dükkanımıza döndük,
bu sene son sınıfım, hem staj hem kpss işleri var !
düşündükçe stres yapıyorum, seneye ben de işsizler kervanına katılmak istemiyorum :(
yareppim sen kimseyi sıkıntıda koyma, amin..

Yorumlar

  1. ah bilmezmiyim o valiz sıkıntısını her seferinde benden bir bilet parası alıyorlardı e herşeyide koymak istiyorum tabiki bide o görevlilre şirin gözkmeye çalışırdım hep :)acısınlar da bu sefer almasalar benden diye :D:D

    YanıtlaSil
  2. haha :D ben de hangisi erkek görevliyse ona gidiyordum, onlar daha kibar oluyorlar. karşı cins ne de olsa ;)

    YanıtlaSil
  3. Benim kiloyla ilgili bir problemim olmadı şuana kadar ama 15 kg hakkatten az korkudan insan içine birşey koyamıyor.

    YanıtlaSil
  4. Benim annemde öyle ya, koskoca Ankara'da patates mi yok anne çıkar şunları diye her defasında atışıyoruz.:D
    Kıyamam ben onlara ya, bizi düşünüyorlar işte.:)

    YanıtlaSil
  5. aynen öyle , annelerimiz bitanelerimiz :)

    YanıtlaSil
  6. Ahh sorma sorma, ben bide Bursa- İstanbul arasiydim, o yuzden otobusle gidip geliyodum. O valize servse bindir, indir derken 3 kilo veriyodum :))

    YanıtlaSil
  7. uzakta okumak çok zor ,bol bol kolaylıklar diliyorum :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Aşka Yükseliş ve Seni İstiyorum

AŞKA YÜKSELİŞ  Ben izlediğim filmin yorumunu hemen bloga ekleyemezsem bir daha kafamdakileri toparlayıp yazamıyorum buraya sevgili okuyucularım.. o yüzdendir ki bu iki filmi hemen sizlerle paylaşmak istedim.. birbirinin peşi sıra çekilmiş iki film bunlar.. ilkinden başlıyorum önce "Aşka Yükseliş" filminden yani.. ünlü Melisa P. filminin oyuncusu Maria Valverde ile yakışıklı bir uşak başrolde.. zengin kız Babi ile sorunlu, agrasif , motorcu genç Hugo'nun aşkını konu alıyor tamamen.. yani tahmin ediyorum hangi kız izlese erir biter Hugo'nun yaptığı romantiklikler karşısında.. tamam sorunlu olabilir ama aşkın hakkını da çok iyi vermiş.. yani severek izlediğim filmin sonuna ne kadar üzüldüm anlatamam ! güzel işlenmiş bir konu ama sonu saçma bitmişti.. mutlu sonla bitmeyen filmleri sevmiyorum ben.. neyse film hakkında birşeyler araştırırken bir de ne göreyim, filmin devamı çekilmiş meğersem.. SENİ İSTİYORUM İşte filmin devamı seni...

yıldönümü hikayesi

1. evlilik yıldönümü, bunu yazarken bile şoklar geçiriyorum zamanın bu kadar çabuk geçtiğine inanamıyorum.. 2 ağustosta bir yılımızı doldurduk.. bana evli misin diye soranlara -evet yeni evliyim diyordum , bir yıl dolmuş artık neyine yeni diyorsam.. ilk yılın heyecanından mı, mutluluktan mı, birbirine alışma çilesinden mi neden bu kadar çabuk geçti anlamadım.. bir senede tecrübe ettim ki ne kadar uzun sevgililik yaşarsan yaşa, aynı eve girmedikçe ben onu çok iyi tanıyorum deme ^^ bazı huyları seni sinir ederken bazı çok güzel huylarına şaşa kalıp bayılabiliyorsun.. sevgiliyken aman kavga anında ağzımı tutayım dediklerini evlendikten sonra daha rahat söyleyebiliyorsun :) bunun sebebi ne olursa olsun zaten karı-kocayız beni terk edemez duygusu olabilir :D her kavga sonrası barışma çabaları ise tadından yenmez güzel bir olay.. evlilikteki kadın erkek iş dağılımının adaletsizliğine takıyorsun bazen kafayı.. yemek, çamaşır, ütü, temizlik, alışveriş kadının asli görevi...

Kırlent yaptım, oldu :)

İstanbul'da en sevdiğim şeylerden birisi "pazar kültürü".. neredeyse her semtte, haftanın belli günlerinde kurulan pazarlara bayılıyorum.. bazıları kıyafet ağırlıklı bazıları yiyecek.. evlenmeden önce sadece kıyafetlere bakıyordum, mango, koton, bershka ne istersen buluyorsun :) şimdi işler biraz değişti tabi, her hafta mutfak alışverişini pazardan yapmak büyük keyif benim için.. artık mağazalarda satılan çoğu şeyin muadili hemencek pazarlarda satılıyor.. mesela bu kırlentler, normal mağazada 30, 40 liraya satılıyor hatta daha da pahalı.. mor çiçekli fon perdeme uygun kırlent aldım ben de bu hafta.. içi boş kırlentlerin tanesi 5 lira.. evlenirken aceleyle aldığım bazı yastıklarımı hiç beğenmiyordum.. pamukları bir garip olmuştu zamanla.. aklıma bu şekilde değerlendirmek geldi ve yastıklarımı kesip kırlent yaptım.. içlerindeki pamuğu direk kırlente doldurmadım, pazardan tanesi 2 liraya beyaz mitil aldım.. sonuç toplam 14 liraya iki tane yepyeni cicili bicili k...