Ana içeriğe atla

ve kapanmayan avuç içimsin...


Bir gün Mevlana eve girer ve hanımı ona sorar :
 Bu kadar aşıksin Mevlaya şükürler olsun , bu aşkı yaşayıp yaşatana peki bana ne kadar aşıksin der ;
Mevlana hanımına şöyle der ; sen benim Yaradandan ötürü , yaradılani sevişim , bir adım gelene on adım gidişimsin ve herkesi olduğu gibi kabul edişimsin . Sen benim bu günüme şükür ve yarınima dua edişim , azla yetinişim , çoğa göz dikmeyisimsin . Ve kapanmayan avuç içimsin ...



Yorumlar

  1. Ne kadar mana içerikli sözler,Her cümle için bir kitap yazılır, Nur içinde yatsın Mevlâna Cellaleddin Rum-i "Mesnevi" den alıntı olduğunu tahmin ediyorum:)
    'Kapanmayan avuç içimsin'den kastı Üstat Mevlana'nın
    İnsanların yaşamları boyunca karşılaşacakları geleceklerinin tüm özeti avuç içindeki cizgilerde yazılıymış -bilgi-Levh-i Mahfuz'da. Avuç kapandığı zaman bazı bilinmezler noktalanıyor,yani kayboluş başlıyor....Acizhane ben böyle yorumluyorum:)Bu konuda sizinde duyumlarınız varsa bilmek isterim.)
    Kaleminize sağlık Merveciğim.:))

    YanıtlaSil
  2. Ben bu duayı her okuduğumda kadınlık gururum biraz daha okşanıyo.. Mevlana gibi birisi bile hanımına bu denli özel, kalpten dökülen sözler söyleyebiliyorken malesef çoğu erkek bunun birazını bile eşine gösteremiyor.:( Eğer Allahla bütünleşmek O'nu bulmak istiyorsa birisi (ki şayet Mevlanamız buna en güzel örnek ) bu yolun aileden sevgiden geçtiğini gösteriyor bizlere.. tabi her zaman ki gibi anlayana hesabı :)

    YanıtlaSil
  3. geçen facebook iletime yazmıştım bu sözü. harika bir söz cnm, böyle bir erkeğe sahipsek ne mutlu bize :)

    YanıtlaSil
  4. evet ben de ordan gördüm zaten :) böyle bir erkeğe şimdilik sahip değilsem de (kendim adına söylüyorum tabi) azimle istemeye devam ediyorum :D
    herkes için de temenni ediyorum...

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir bardak çayın hikayesi..

Kaynana alt demlik gibidir, kaynadıkça fokurdar durur... Gelin üst demlik gibidir, alt demlik kaynadıkça yukarda demlenir durur.. Damat çay bardağı gibidir, biraz kaynana doldurur biraz gelin.. Kaynata çay tabağı gibidir, dökülenleri toplar.. Görümce çay kaşığı gibidir, ara sıra gelir karıştırır gider.. Çocuklar ise şeker gibidir, çayın tadına tat katar, yüzleri gülümsetir.. Kısaca bir bardak çay aile demektir :) *** Karadenizde anlatılan meşhur  hikayeyi bilmeyen yoktur sanırım.. çocukken hayranlıkla dinlerdim çok hoşuma giderdi.. bilmiyorum ne kadar doğru ne kadar yanlış ama şuanda benim için pek geçerli değil bu hikaye.. eskidendi böyle kaynana gelin muhabbetleri.. gelin aldık demek temizlikçi aldık demekti, gelin aldık demek aşçı aldık demekti, gelin aldık demek hizmetçi aldık demekti yalan mı? eski gelinleri az oturup dinleyin hiç biri güzel şeyler anlatmıyor.. ara sıra bana soruyorlar nasıl alışabildin mi evliliğe diye? tabi çok iyiyim , mutluyum diyorum.. g...

Peçete Katlama Teknikleri

bir kadını en mutlu eden şeylerden birisi de yaptığı yemeklerin beğenilmesidir.. mesela ben, yemeğe başladığımızda eşimin suratına bakarım hemen :) ifadesinden ya da iştahla yemesinden -heh beğendi, diye bir ohh çeker devam ederim yemeğe :) yemeklerden ziyade sofranın cicili bicili süslenmesi de o yemeklerin iştahla yenmesine yardımcı oluyor bence.. illaki pahalı runner, amerikan servisi alacaksınız diye bir şey yok.. elinizde olan malzemeler ve çiçeklerle de sofranızı renklendirebilirsiniz.. genelde kağıt peçete kullanıyorum ben,  kağıt olsun kumaş olsun basit hareketlerle peçetelere değişik şekiller verebiliyoruz.. en azından bu posttan sonra ben daha çok özen göstereceğim :) işte bir kaç peçete katlama tekniği.. hangisi kolayınıza gelirse artık.. *fotoğraflar alıntıdır: pintereset.com

yıldönümü hikayesi

1. evlilik yıldönümü, bunu yazarken bile şoklar geçiriyorum zamanın bu kadar çabuk geçtiğine inanamıyorum.. 2 ağustosta bir yılımızı doldurduk.. bana evli misin diye soranlara -evet yeni evliyim diyordum , bir yıl dolmuş artık neyine yeni diyorsam.. ilk yılın heyecanından mı, mutluluktan mı, birbirine alışma çilesinden mi neden bu kadar çabuk geçti anlamadım.. bir senede tecrübe ettim ki ne kadar uzun sevgililik yaşarsan yaşa, aynı eve girmedikçe ben onu çok iyi tanıyorum deme ^^ bazı huyları seni sinir ederken bazı çok güzel huylarına şaşa kalıp bayılabiliyorsun.. sevgiliyken aman kavga anında ağzımı tutayım dediklerini evlendikten sonra daha rahat söyleyebiliyorsun :) bunun sebebi ne olursa olsun zaten karı-kocayız beni terk edemez duygusu olabilir :D her kavga sonrası barışma çabaları ise tadından yenmez güzel bir olay.. evlilikteki kadın erkek iş dağılımının adaletsizliğine takıyorsun bazen kafayı.. yemek, çamaşır, ütü, temizlik, alışveriş kadının asli görevi...