Ana içeriğe atla

Kayıtlar

ÇAY SAATİ etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Kadinlari memnun etmek !

Kadınların gidip kendilerine koca seçebilecekleri bir erkek mağazası açılmıştır. Mağaza 5 katlıdır ve her kat çıkıldıkça,erkeklerin nitelikleri de yükselmektedir. Mağazada sadece tek bir kural geçerlidir:Herhangi bir katın kapısından içeri giren kadın,o kattan alış-veriş etmek zorundadır ve eğer bir üst kata çıkmak isterse,tekrar aşağı katlara inemez. Bir gün bir grup kız arkadaş,kendilerine erkek seçmek için mağazaya giderler: 1.KAT:kapıda şunlar yazılıdır: "Bu kattaki erkeklerin çalışacak bir işleri var ve çocukları da severler." Kızlar yazıları okur ve şöyle derler:  "Eh,hiç yoktan iyidir ama bir de üst kata bakalım." 2.KAT:kapıda yazanlar: "Buradaki erkeklerin iyi bir işleri var,çocukları severler ve son derece yakışıklıdırlar." Kızlar:  "Hımm hiç fena değil ama acaba bir üst katta ne var?" 3.KAT:kapıda yazanlar: "Buradaki erkeklerin çok iyi birer işleri var,çocukları severler , son derece yakışıklıdırlar ve ev işlerine ...

Evlilik, upuzun bir ziyarettir..

Günün sözü: Evlilik, upuzun bir ziyarettir. Ne var ki bu ziyarette tatlı servisi önce yapılır.. sözüm meclisten dışarı olsun ama ben herkesin illa evlenmesi gerektiğini düşünmüyorum.. etrafıma bakıyorum da çoğu kişi sırf evlenmek için evleniyor.. ay yaşım geldi evlenmeliyim.. ay arkadaşlarımın hepsi evlendi ben de evlenmeliyim.. birbirinin huyunu suyunu tanımadan yangından mal kaçırır gibi evleniyorlar.. sonra bir ay geçmeden biz anlaşamıyoruz, evlenmeden önce böyle değildi, çok değişti? nerden biliyorsun değiştiğini, ne kadar tanıdınız birbirinizi ki değişti diyorsun? yukarıdaki söze ne kadar hak veriyorum bu günlerde.. evlilik çok meşakkatli bir yol, yürüdükçe öğreniyorsun.. kimileri bu yolda yürümeyi becerebiliyorken kimileri de malesef düşüp düşüp kalkıyor.. kalkamayanlar da -uğraşamayacağım deyip yollarını ayırıyor..

bir dilim kek ve hayata karsi durusumuz

Günün hikayesi, baba ile kızı bir gün dertleşiyormuş, kızı babasına çok sıkıntı çektiğini artık sıkıntılarla baş edemediğini söylemiş.. aşçı olan babası kızını mutfağa getirerek ona bir şey göstermek istediğini söylemiş.. ocağa üç tencere su koyup, su kaynayınca içlerine sırayla havuç, yumurta ve kahve koymuş.. 20 dk kaynayan tencerelerdeki havuç, yumurta ve kahveyi ayrı kaplara alıp kızına ne gördüğünü sormuş.. kızı merakla neden bana bunları gösteriyorsun demiş.. babası başlamış anlatmaya, bak kızım, bunların hepsi aynı kaplarda aynı sıcaklıkta ve aynı dakikada pişti... havuç ilk başta sertti, güçlüydü ama kaynatılınca yumuşadı ve çözüldü.. yumurta çok kırılgandı, dokunsan çatlayabilirdi ama kaynayınca sertleşti ve katılaştı.. kahve ise yine sertti, bütün taneler birbirine benziyordu, kaynatılınca ısındı ve gevşediler, içindeki suya güzelce dağıldılar ve suyu eşsiz bir tat bıraktılar.. şimdi söyle bakalım kızım, sen zorluklarla karşılaştığında nasıl tepki veriyorsun? hav...

bir sevdadır english home :)

bu yazım english home severlere gelsin :), en başta da eşime gelsin :) evlenmeden önce her buluştuğumuzda bir tur english home'a girer yavaş yavaş herşeye bakardık.. evlenince şundan da alırız, bu nevresimler harika, perdelerimizi burdan almalıyız buna da bayıldım buna da diye diye dolaşır hiç bir şey almadan çıkardık :) bizim de evimiz böyle bembeyaz olsun, burası çok huzurlu diye diye hayaller kurardık.. tabi o zamanlar laylaylom gezerken bu konuştuklarımızı bu kadar ciddiye alacağını hiç düşünmüyordum :) yani erkektir sonuçta, nevresimdir perdedir ne anlar bunlardan diye düşünürdüm.. gel gör ki evlilik alışverişinde yaptığımız en büyük kavga konusu "perde"oldu.. zaman kısıtlıydı ve perdelerimi taç mağazasından almaya karar vermiştim, english home'da işler biraz yavaş yürüyordu.. ilk başta tamam demişti ama ordaki fon perdeler english home'daki gibi çiçekli olmadığı için asla alamazsın english home'dan alıcaz diye tutturmuştu.. zamanım yoktu T...