Ana içeriğe atla

Kayıtlar

ne olacak bizim halimiz

Teknolojinin içinde kayboluyoruz.. Akıllı telefonlar, akıllı ev aletleri, akıllı sistemler resmen bizi robotlaştırıyor.. Kendimi bazen şeker patlatırken dalıp gitmiş , sürekli aynı hareketi yaparken buluyorum.. Parmağım sayfayı yukarı kaydırmaktan yoruluyor, metrobüste çoğu zaman bunu yaptığım için midem bulanıyor.. Twitter, instagram, facebook, outlook, blogger... Bazen hepsinin şifresini birbirine karıştırıyorum.. Kalabalık bir ortamda konuşulanlar bir iki konuyu geçmiyor ki, herkes elindeki telefona gömülüyor... Çoluk çocuktan kurtulmanın tek yolu da ver eline telefonu tableti ohh dinlenmene bak! Kim kimle nerde, ne yemiş, ne içmiş, nerde gezmiş.. Herkes profosyonel  sosyal medya takipçisi olmuş çıkmış.. Haberlerin anında yayılması cabası.. Bazen bilgisayarı , televizyonu, telefonu kapatıp keyif yapıyorum.. Bazen sohbet etmeyi özlüyorum.. İnsanların bir kulağı ben de bir eli telefonda olmayan sohbetlerini seviyorum.. Bu hal nereye gidiyor bilmiyorum ama herşe...

yemek yemenin bahanesi yok

Ben aslında yoğum :) varım da buralarda yoğum.. ev hanımlığıyla iş kadınlığı arasında mekik dokuyorum.. bir de yemek yiyorum! yeri ve zamanı önemli değil.. yemek yemenin bahanesi yok.. canım sıkkınsa hadi bir şeyler yiyeyim.. cuma akşamı yarın tatil hadi güzel şeyler yiyelim.. mutluysam eğer hadi kendime ödül vereyim yiyeyim.. misafir gelecekse yemeden olmaz.. öğle arası çok çalıştık değişik şeyler yiyelim.. aman zaten bir daha mı dünyaya geleceğiz yiyelim de yiyelim.. yoo evlendim de kendimi saldım mı? yoo yoo :) herkes gibi olmamalıyım, diyete mi başlasam.. ben yine de az az yiyeyim :) yine geleceğim , afiyette kalın ;)

insan..

insan.. her insan dünyanın sonunu göreceğini düşünür... bir anda ortaya çıkıyor ve ortadan kayboluyoruz... tıpkı güneşin doğuşu ve batışı gibi... gelip geçici her şey gibi... tıpkı hayatımız gibi... bizler de ortaya çıkıyor ve kayboluyoruz... birileri için çok önemli olsak da bu dünyadan geçip gidiyoruz...

Annemin evine giderken, annemin evinden dönerken :)

derler ki; şanslı annelerin ilk çocukları kız olur, daha şanslı annelerin ikinci çocukları da kız olur ^_^ biz iki kız kardeş olduğumuza göre benim annem çok şanslı oluyor bu durumda :D bir de kendine sormak lazım tabi.. evlendik ev boşaldı rahatladım sanmayın diyor annem, şimdi daha çok aklım sizde kalıyor.. bir kişi gittiniz evden iki, üç kişi olarak geliyorsunuz şimdi daha kalabalık oldu ailemiz.. ben acırım yavruma yavrum acır yavrusuna diyor.. o yüzdendir sanırım anneme ne zaman gitsem boş valizle gidip, dolu dolu valizlerle dönerim evime.. istanbulda sanki patates yok anne diyorum, köy patatesi gibi olmaz diyor.. istanbulda sanki turşu yok anne diyorum, ev yapımı gibi olmaz diyor.. istanbulda sanki peynir yok anne diyorum, bizim peynirimiz gibi olamaz diyor.. öğrenciyken valizime köy yumurtası koymaya kalkmıştı zor engel olmuştum :) o yüzdendir ki ne kadar büyüsek de biz annelerimizin gözünde hala bebeğiz.. evlensek de.. anne olsak da.. verdikçe içi rahatlıyor.. ...

yeni nesil çocuk isimleri

- Su nine, Berke dedem beni parka götüreceğini söylemişti ama hala PES oynuyor! - Berke, hadi bırak şu konsolu da torununla ilgilen biraz. - Ahh bizim zamanımızda internet paralıydı, komşunun şifresini kırardık nete girmek için. - Hadi ordan Tunç Berk dede, amma sallıyorsun.. - Beril Su nine, arkadaşlarım senin annenin adının "Lütfiye" olduğunu söyleyip benimle dalga geçiyorlar :( doğru değil dimi? *** Yeni nesil çocuk isimleri ve ilerde karşılaşacağımız bazı diyaloglardan örnekler verdim size :) çocuk küçükken yakışıyor, sevimli piti piti isimler takıyoruz da ilerde bu isimlerin anane, dede olduğu zamanları hiç düşünmüyoruz dimi :) kız kardeşimin kızı olacak ve biz de harıl harıl isim arıyoruz.. modern olsun, yok eski anlamlı bir isim olsun, duyulmamış olsun, okunan bir isim olsun, bir şey buluyorsun, yok o isimde bir arkadaşım vardı hiç sevmezdim o kızı diye diye her gün isim değiştiriyoruz.. en son çocuğuna Aruk ismini takan birini gördüm ve böyle bir y...

Allah rahmet eylesin..

Allah rahmet eylesin.. Özgecan başta olmak üzere canice öldürülen, kesilip bavullara doldurulan, şiddet gören, dövülen, sövülen, sokağa atılan, işkence gören bütün kadınlara Allah rahmet eylesin.. insanlar hasta.. insanların psikolojisi bozuk.. canlı bomba kadar tehlikeli beyinlerle dolaşıyor insanlar.. hangi sağlıklı insan evladı "ellerini keserken boğazından hırıltılar geliyordu, sonra ses kesildi.."  gibi bir cümleyi kurabilir! hangi insan evladı bir insanın üzerine benzin döküp yakabilir! içim acıdı Özgecan'ın annesinin dediklerini duyunca.. hangi anne kızının vurularak öldürülmesini ister! "keşke kurşunla ölseydi daha az acı çekerdi .." bu cümleyi bir anneye kurduranlara lanet olsun.. cezasını en ağır şekilde iki dünyada da çeksin.. dilerim bu son kadın cinayeti olur.. Allah kimseye evlat acısını, hem de böyle bir evlat acısını yaşatmasın..

Burçlara Özgü Takıntılar :)

Koç , Kapalı bir yerde uzun süre duramaz. Kışın başına şapka, bere takmadan sokağa çıkmaz. Araba kullanırken hız yapmaktan kendini alıkoyamaz. Sinirlendiğinde kafasını bir yere toslamadan duramaz. Boğa , Arabaya binsin veya eve girsin mutlaka kapısını kitler. Onlarca hatta yüzlerce çanta ve cüzdanı vardır ve hepsinin içinde üç beş kuruşmutlaka bulunur. Parfüm sürmediği bir saat bile yoktur. Çiçeksiz duramaz. Kahkülsüz duramazlar. Pembe, yeşil mavi turkuaz takıntıları meşhurdur. İkizler , Ellerini, ayaklarını oynatmadan bir şey anlatamaz. Cep telefonu olmadan sokağa çıkamaz. Pencere açmadan bir odada duramaz. Seyahat takıntısı meşhurdur. Yengeç, Çocukluk oyuncaklarını atamaz, eskiye dair ne varsa saklar. Pazarlık yapmadan bir malı alamaz.. İşine yarar diye hiçbir şeyi atamaz.. Kadınları rimel sürmeden duramazlar. Aslan, Konuşurken saçıyla oynamadan duramaz. Her çantasının içinde mutlaka ayna ve de cımbız vardır. Altın kolye, altın saat, altın yüzük takmayı çok sever....