isminin Garipçe olduğunu duyunca anlamamıştım, ama sanırım şimdi tahmin edebiliyorum.. garip kalmış bir köy, çok uzaklarda kalmış da ondan garip kuş misali bir ismi var bu cici köyün.. iki adımda gezip bitirilecek bir köy, köy yaşantısının içinde büyüdüğüm için, benim için olağanüstü bir yerdi diyemeceğim.. tek özelliği deniz kenarında oluşu ve balıkçılıkla geçinen köylünün, işi ticarete döküp restoranlar açarak köyü canlandırması diyebilirim.. köyde 3 restoran var, bunlardan Asma Altı köyün girişinde, otantik bir mekanda.. diğer ikisi ise deniz kenarında, boğaz manzarasına benzer bir ortamda kurulmuş.. köyde kurulan minik pazarda ise, köylü teyzelerin yaptığı peynirler, ezmeler, reçeller satılıyordu.. haftasonu olduğu için çok kalabalıktı köy, özellikle deniz kenarındaki iki restoran.. açık büfe usulü veriliyor kahvaltılar, siz tabağınızı doldurduktan sonra, garsonlar sıcak melemeni masanıza sonradan getiriyorlar.. sınırsız çay, bal ve köy tereyağı...
yemek, fotoğraf, film ve gezi rehberim..