Ana içeriğe atla

geçiş mevsimleri

İstanbulda havalar kafayı yedi şu sıralar..
sabah yağışlı, öğleye doğru güneşli akşam üstü de buz kesiyor..
güneş gözlüğü bir elimde montum diğerinde açık babetlerimle kalıveriyorum ortada..
geçiş mevsimleri ergenlik çağını yaşayan, duyguları gayet değişken ergen gibi..
selam vermeyin, güneş çıkınca sevinmeyin, neyin var senin hiç demeyin, az kaldı geçicek...


Yorumlar

  1. inşallah geçecek...uyuyup esneyip kalıyorum sürekli :(

    YanıtlaSil
  2. :) kısa öz ne güzel anlatmışsın:)

    YanıtlaSil
  3. aynen katılıyorum geçiş mevsimleri insanı şaşırtıyo geçen gün hava bozar çocuklar üşür diye yanıma aldığım montları boşuna kendime yük ettim dünde kızımı ince giydirip yağmura yakalınca senmisin tedbirsiz çıkan diye ahlanıp vahlandım :))

    YanıtlaSil
  4. Ben bu mevsime lahana mevsimi diyorum. :))) en alta askılı, üstüne kısa kollu, üstüne ince bir hırka, üstüne de mont giyeceksin, çantanda 1 şemsiye ve bir yelpaze olmalı... Isındıkça çıkar, üşüdükçe giyin :) Ha tabi bir de boş poşet olmalı çantanda çıkardıklarını koymak için :))) Sevgiler

    YanıtlaSil
  5. o da güzelmiş :) lahana mantıklı, bizim eskiden okul müdürümüz de soğan gibi giyinin derdi hep o hesap seninki de..

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir bardak çayın hikayesi..

Kaynana alt demlik gibidir, kaynadıkça fokurdar durur... Gelin üst demlik gibidir, alt demlik kaynadıkça yukarda demlenir durur.. Damat çay bardağı gibidir, biraz kaynana doldurur biraz gelin.. Kaynata çay tabağı gibidir, dökülenleri toplar.. Görümce çay kaşığı gibidir, ara sıra gelir karıştırır gider.. Çocuklar ise şeker gibidir, çayın tadına tat katar, yüzleri gülümsetir.. Kısaca bir bardak çay aile demektir :) *** Karadenizde anlatılan meşhur  hikayeyi bilmeyen yoktur sanırım.. çocukken hayranlıkla dinlerdim çok hoşuma giderdi.. bilmiyorum ne kadar doğru ne kadar yanlış ama şuanda benim için pek geçerli değil bu hikaye.. eskidendi böyle kaynana gelin muhabbetleri.. gelin aldık demek temizlikçi aldık demekti, gelin aldık demek aşçı aldık demekti, gelin aldık demek hizmetçi aldık demekti yalan mı? eski gelinleri az oturup dinleyin hiç biri güzel şeyler anlatmıyor.. ara sıra bana soruyorlar nasıl alışabildin mi evliliğe diye? tabi çok iyiyim , mutluyum diyorum.. g...

Peçete Katlama Teknikleri

bir kadını en mutlu eden şeylerden birisi de yaptığı yemeklerin beğenilmesidir.. mesela ben, yemeğe başladığımızda eşimin suratına bakarım hemen :) ifadesinden ya da iştahla yemesinden -heh beğendi, diye bir ohh çeker devam ederim yemeğe :) yemeklerden ziyade sofranın cicili bicili süslenmesi de o yemeklerin iştahla yenmesine yardımcı oluyor bence.. illaki pahalı runner, amerikan servisi alacaksınız diye bir şey yok.. elinizde olan malzemeler ve çiçeklerle de sofranızı renklendirebilirsiniz.. genelde kağıt peçete kullanıyorum ben,  kağıt olsun kumaş olsun basit hareketlerle peçetelere değişik şekiller verebiliyoruz.. en azından bu posttan sonra ben daha çok özen göstereceğim :) işte bir kaç peçete katlama tekniği.. hangisi kolayınıza gelirse artık.. *fotoğraflar alıntıdır: pintereset.com

yıldönümü hikayesi

1. evlilik yıldönümü, bunu yazarken bile şoklar geçiriyorum zamanın bu kadar çabuk geçtiğine inanamıyorum.. 2 ağustosta bir yılımızı doldurduk.. bana evli misin diye soranlara -evet yeni evliyim diyordum , bir yıl dolmuş artık neyine yeni diyorsam.. ilk yılın heyecanından mı, mutluluktan mı, birbirine alışma çilesinden mi neden bu kadar çabuk geçti anlamadım.. bir senede tecrübe ettim ki ne kadar uzun sevgililik yaşarsan yaşa, aynı eve girmedikçe ben onu çok iyi tanıyorum deme ^^ bazı huyları seni sinir ederken bazı çok güzel huylarına şaşa kalıp bayılabiliyorsun.. sevgiliyken aman kavga anında ağzımı tutayım dediklerini evlendikten sonra daha rahat söyleyebiliyorsun :) bunun sebebi ne olursa olsun zaten karı-kocayız beni terk edemez duygusu olabilir :D her kavga sonrası barışma çabaları ise tadından yenmez güzel bir olay.. evlilikteki kadın erkek iş dağılımının adaletsizliğine takıyorsun bazen kafayı.. yemek, çamaşır, ütü, temizlik, alışveriş kadının asli görevi...