Ana içeriğe atla

iyi ki doğdun küçük hanım :)


hiç yaşlanmak istemeyiz ama doğum günlerini de iple çekeriz..
doğum günü partileri, pastaları felan da kandırmaca olsa gerek .
insan bir yıl daha gitti ömrümden diye mutlu olur mu _?
365 günün bir günü size aittir, o da sevinsem de üzülsem mi arasında geçer gider..
pastanızdaki mum sayısı artmaz sadece,
işler daha da zorlaşır, hayat soruları daha da kazıklaştırır,
hayaller yön değiştirir, hayattaki rolleriniz ağırlaşır..
herşeye rağmen her yıl doğum günlerimizde iyi hissediyorsak,
şüphesiz sahip olduklarımızdır bize iyi hissettiren..
gerçek arkadaşlar, gerçek akrabalar,
sevgisini esirgemeden bizi sevenlerdir..
yine bir 9 şubat ve yine bir yaş daha yaşlandım..
günümü bana güzel geçirten başta özlem arkadaşıma,
hediyesini günler öncesinden gönderen biricik kardeşime,
unutmayıp arayan arkadaşlarıma ve akrabalarıma,
bana varlığıyla en güzel hediye olan eşime çok çok teşekkür ediyorum..
Allah sizi sevenleri , size bağışlasın..
şüphesiz; ekmek , su gibi gereklidir insana sevmek, sevilmek.. ;)






Yorumlar

  1. Nice mutlu yaşlara diyelim bizde :)
    Sağlıklı, mutlu, şanslı ve enerjik bir yaş diliyorum sana...

    YanıtlaSil
  2. doğum günün kutlu olsun sevdiklerin ile birlikte nice uzun senelerin olur inşallah....

    YanıtlaSil
  3. Nice mutlu, neşeli, huzurlu ve sağlıklı yaşlara :)

    YanıtlaSil
  4. musmutlu bir ömrün olsun inşallah (:

    YanıtlaSil
  5. Hepinize çok teşekkür ederim, bütün güzel dileklerinize, dualarınıza amin amin amin diyorum :)

    YanıtlaSil
  6. Canımcımmm nice mutlu senelere doğum günün kutlu olsun :)

    YanıtlaSil
  7. Canım benim iyiki doğmuşsun iyiki tanımışım seni. Nice nice yıllar dilerim. Sevdiklerin sevenlerin ahaytından yanıbaşından eksik olmasın. Sevgiyle kucaklıyorum :)))

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir bardak çayın hikayesi..

Kaynana alt demlik gibidir, kaynadıkça fokurdar durur... Gelin üst demlik gibidir, alt demlik kaynadıkça yukarda demlenir durur.. Damat çay bardağı gibidir, biraz kaynana doldurur biraz gelin.. Kaynata çay tabağı gibidir, dökülenleri toplar.. Görümce çay kaşığı gibidir, ara sıra gelir karıştırır gider.. Çocuklar ise şeker gibidir, çayın tadına tat katar, yüzleri gülümsetir.. Kısaca bir bardak çay aile demektir :) *** Karadenizde anlatılan meşhur  hikayeyi bilmeyen yoktur sanırım.. çocukken hayranlıkla dinlerdim çok hoşuma giderdi.. bilmiyorum ne kadar doğru ne kadar yanlış ama şuanda benim için pek geçerli değil bu hikaye.. eskidendi böyle kaynana gelin muhabbetleri.. gelin aldık demek temizlikçi aldık demekti, gelin aldık demek aşçı aldık demekti, gelin aldık demek hizmetçi aldık demekti yalan mı? eski gelinleri az oturup dinleyin hiç biri güzel şeyler anlatmıyor.. ara sıra bana soruyorlar nasıl alışabildin mi evliliğe diye? tabi çok iyiyim , mutluyum diyorum.. g...

Aşka Yükseliş ve Seni İstiyorum

AŞKA YÜKSELİŞ  Ben izlediğim filmin yorumunu hemen bloga ekleyemezsem bir daha kafamdakileri toparlayıp yazamıyorum buraya sevgili okuyucularım.. o yüzdendir ki bu iki filmi hemen sizlerle paylaşmak istedim.. birbirinin peşi sıra çekilmiş iki film bunlar.. ilkinden başlıyorum önce "Aşka Yükseliş" filminden yani.. ünlü Melisa P. filminin oyuncusu Maria Valverde ile yakışıklı bir uşak başrolde.. zengin kız Babi ile sorunlu, agrasif , motorcu genç Hugo'nun aşkını konu alıyor tamamen.. yani tahmin ediyorum hangi kız izlese erir biter Hugo'nun yaptığı romantiklikler karşısında.. tamam sorunlu olabilir ama aşkın hakkını da çok iyi vermiş.. yani severek izlediğim filmin sonuna ne kadar üzüldüm anlatamam ! güzel işlenmiş bir konu ama sonu saçma bitmişti.. mutlu sonla bitmeyen filmleri sevmiyorum ben.. neyse film hakkında birşeyler araştırırken bir de ne göreyim, filmin devamı çekilmiş meğersem.. SENİ İSTİYORUM İşte filmin devamı seni...

yıldönümü hikayesi

1. evlilik yıldönümü, bunu yazarken bile şoklar geçiriyorum zamanın bu kadar çabuk geçtiğine inanamıyorum.. 2 ağustosta bir yılımızı doldurduk.. bana evli misin diye soranlara -evet yeni evliyim diyordum , bir yıl dolmuş artık neyine yeni diyorsam.. ilk yılın heyecanından mı, mutluluktan mı, birbirine alışma çilesinden mi neden bu kadar çabuk geçti anlamadım.. bir senede tecrübe ettim ki ne kadar uzun sevgililik yaşarsan yaşa, aynı eve girmedikçe ben onu çok iyi tanıyorum deme ^^ bazı huyları seni sinir ederken bazı çok güzel huylarına şaşa kalıp bayılabiliyorsun.. sevgiliyken aman kavga anında ağzımı tutayım dediklerini evlendikten sonra daha rahat söyleyebiliyorsun :) bunun sebebi ne olursa olsun zaten karı-kocayız beni terk edemez duygusu olabilir :D her kavga sonrası barışma çabaları ise tadından yenmez güzel bir olay.. evlilikteki kadın erkek iş dağılımının adaletsizliğine takıyorsun bazen kafayı.. yemek, çamaşır, ütü, temizlik, alışveriş kadının asli görevi...