Ana içeriğe atla

velhasılkelam..


hayırlı ramazanlar arkadaşlar, nasıl oruçla aranız dayanabiliyor musunuz :) yoksa işin kolayına kaçıp uykuya mı tutturuyosunuz orucu ;)
her sene rahatlıkla orucumu tutan ben, bu sene açlıktan ölüyorum nedendir bilmem, saat 8 olmak bilmiyor .. her ramazanın aksine çok yorgun hissediyorum biraz da boşlukta hissediyorum.. son bir aydır yaşadığım onca hengamenin acısını çıkarıyorum sanırım.. son sınıf olmak çok stresliymiş hele de başka bir şehirde okuyanlar için.. derslerden kalmamak için büyük bir çaba harcıyorsunuz, mezuniyet söz konusu stres o biçim.. bir yandan sınavlara gir bir yandan mezun ol bir yandan evini boşalt bir yandan sevdiklerinden ayrıl hepsi üstüste beynini yiyor insanın..
ramazanın ilk günü Trabzona geldim, İstanbul'un sıcağında oruç tutmaya hiç niyetim yoktu, gerçekten bir damla susamadan geçiyor günler, akşamları çok serin oluyor yorganla yatıyorum, hava değişiminden hafif nezle bile oldum, memleketimin havasını o yüzden seviyorum bunaltmıyor çoğu şehir gibi..
sahurda yumurta yediriyor annem, tok tutarmış diye.. iştah olmasa da zorla yiyorum fena değil biraz tok tutuyor.. ben tatile girdim ya herkesi de tatilde sanıyorum tabi burda herkes çalışıyor, biraz canım sıkılıyor doğrusu..
kpss sonuçlarını bekliyorum gözlerim kapalı :)  bakalım atanıp atanmama durumuna göre iş aramaya başlayacağım.. insanın kendini birşeylerle  oyalaması şart yoksa zaman geçmiyor ..
tekrar hayırlı ramazanlar dilerim hepinize, su gibi gelsin su gibi geçsin inş :)

Yorumlar

  1. Gercekten bu sene bende zorlanıyorum nedense. Tabi Antalya'da çalışırken oruç tutmamın etkiside büyük. :) Buarada inş. atanabilirsin :)

    YanıtlaSil
  2. Yaşadıklarındandır zor geçmesi günlerin.
    Şiir gibi oldu başlangıç kendime gülüyorum şu anda.
    İnan canım herhesde bir sersemlik var. İlk günler hele ister istemez daha çok zorluyor. Ama allah gücünü veriyor. Vallahi uykuya gelince arada zaman geçsin diye yatayım diyorum dalacak gibi oluyorum ama dalamıyorum o zaman daha çok yoruluyor vücut. Bende bol bol dizi izliyor kitap okuyorum. Ah kuranıma başlamam lazım ama şeytan işte :(
    İnşallah canım kpss den hayırlı haberler aırsın. Hakkında hayırlısı.
    Sevgiler....

    YanıtlaSil
  3. Oh ne güzel, şimdi senin yanında olmak isterdim :)
    Burası yanıyor ve çok bunaltıcı :( Benim içinde nefes al Merve olur mu :)
    Ve umarım sonuçlar çok güzel gelir ve iş hayatına istediğin şekilde başlarsın.

    YanıtlaSil
  4. gizem amin :) çalışırken oruç tutmak çok zor, Allah yardımcınız olsun.. kolaylıklar dilerim :)

    gülay şu ilk haftadan sonra vücut alışacak diye bekliyorum :) ben de senin gibi televizyona verdim kendimi ama pek izlenecek bişi bulamıyorum :( malesef..

    YanıtlaSil
  5. Zeynep alırım tabi çokça alırım :) tez zamanda sizin oralara da serinlikler gelir inş , aminnn :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir bardak çayın hikayesi..

Kaynana alt demlik gibidir, kaynadıkça fokurdar durur... Gelin üst demlik gibidir, alt demlik kaynadıkça yukarda demlenir durur.. Damat çay bardağı gibidir, biraz kaynana doldurur biraz gelin.. Kaynata çay tabağı gibidir, dökülenleri toplar.. Görümce çay kaşığı gibidir, ara sıra gelir karıştırır gider.. Çocuklar ise şeker gibidir, çayın tadına tat katar, yüzleri gülümsetir.. Kısaca bir bardak çay aile demektir :) *** Karadenizde anlatılan meşhur  hikayeyi bilmeyen yoktur sanırım.. çocukken hayranlıkla dinlerdim çok hoşuma giderdi.. bilmiyorum ne kadar doğru ne kadar yanlış ama şuanda benim için pek geçerli değil bu hikaye.. eskidendi böyle kaynana gelin muhabbetleri.. gelin aldık demek temizlikçi aldık demekti, gelin aldık demek aşçı aldık demekti, gelin aldık demek hizmetçi aldık demekti yalan mı? eski gelinleri az oturup dinleyin hiç biri güzel şeyler anlatmıyor.. ara sıra bana soruyorlar nasıl alışabildin mi evliliğe diye? tabi çok iyiyim , mutluyum diyorum.. g...

Aşka Yükseliş ve Seni İstiyorum

AŞKA YÜKSELİŞ  Ben izlediğim filmin yorumunu hemen bloga ekleyemezsem bir daha kafamdakileri toparlayıp yazamıyorum buraya sevgili okuyucularım.. o yüzdendir ki bu iki filmi hemen sizlerle paylaşmak istedim.. birbirinin peşi sıra çekilmiş iki film bunlar.. ilkinden başlıyorum önce "Aşka Yükseliş" filminden yani.. ünlü Melisa P. filminin oyuncusu Maria Valverde ile yakışıklı bir uşak başrolde.. zengin kız Babi ile sorunlu, agrasif , motorcu genç Hugo'nun aşkını konu alıyor tamamen.. yani tahmin ediyorum hangi kız izlese erir biter Hugo'nun yaptığı romantiklikler karşısında.. tamam sorunlu olabilir ama aşkın hakkını da çok iyi vermiş.. yani severek izlediğim filmin sonuna ne kadar üzüldüm anlatamam ! güzel işlenmiş bir konu ama sonu saçma bitmişti.. mutlu sonla bitmeyen filmleri sevmiyorum ben.. neyse film hakkında birşeyler araştırırken bir de ne göreyim, filmin devamı çekilmiş meğersem.. SENİ İSTİYORUM İşte filmin devamı seni...

yıldönümü hikayesi

1. evlilik yıldönümü, bunu yazarken bile şoklar geçiriyorum zamanın bu kadar çabuk geçtiğine inanamıyorum.. 2 ağustosta bir yılımızı doldurduk.. bana evli misin diye soranlara -evet yeni evliyim diyordum , bir yıl dolmuş artık neyine yeni diyorsam.. ilk yılın heyecanından mı, mutluluktan mı, birbirine alışma çilesinden mi neden bu kadar çabuk geçti anlamadım.. bir senede tecrübe ettim ki ne kadar uzun sevgililik yaşarsan yaşa, aynı eve girmedikçe ben onu çok iyi tanıyorum deme ^^ bazı huyları seni sinir ederken bazı çok güzel huylarına şaşa kalıp bayılabiliyorsun.. sevgiliyken aman kavga anında ağzımı tutayım dediklerini evlendikten sonra daha rahat söyleyebiliyorsun :) bunun sebebi ne olursa olsun zaten karı-kocayız beni terk edemez duygusu olabilir :D her kavga sonrası barışma çabaları ise tadından yenmez güzel bir olay.. evlilikteki kadın erkek iş dağılımının adaletsizliğine takıyorsun bazen kafayı.. yemek, çamaşır, ütü, temizlik, alışveriş kadının asli görevi...