Ana içeriğe atla

Kitaplığım



 






ablamdan bana devir teslimi yapılan odamdaki en sevdiğim eşyam kitaplığım..
her rafını çektim , birleştirince kitaplık oluyor :)
en üstteki kitaplar okunmalık olanlarından :)
pek kitap okuduğum söylenemez evet kabul ediyorum.
altındaki pembe peluş takı kutusu da ablamdan hatıra..
o fotoğraftaki mezun kıyafetli kız benim :) 
lise mezunuyum orda, inş bu sene de üniversite mezunu olucam..
bi alt rafta new yorktan aldığım hatıralar var..
ordaki fotoğraf da titanic gemisinin içinden serjiomla bir hatıra..
yanındaki kutuda kremler, parfümler felan var..
bi altta üniversitede kullandığım defterlerim ve kitaplarım ,
en altta ise bu sene aldığım murat yayınları kpss kitaplarım var :)
sadece birini çıkardım içinden, yarısına bile gelemedim çalışamıyorum yani :(
şimdi planım ara tatilde trabzonda internet yokken iyice konsantre olmak..
bütlere kalmadan eve gitmek ise şuanki tek duam..
hoşça kalın..


Yorumlar

  1. orayı karıştırmak istedin bi an :D

    YanıtlaSil
  2. ne şirin şeyler bunlar. sınavlarda başarılar cnm :)

    YanıtlaSil
  3. Pembe Kereste ; :D gel buyur karıştır, zaten görüldüğü üzre ben de karışık kullanıyorum :)

    Selma ; teşekkür ediyorum Selmacım :) inşallah başarılı olucammm.

    YanıtlaSil
  4. teşekkür ederim Damla :)
    sen de benim 500. izleyicim olarak beni ne kadar mutlu ettin bilemezsin :))

    YanıtlaSil
  5. Merve'cim öncelikleri yazdıkların için çook teşekkür ederim, ne kadar güzel şeyler yazmışsın :) bende 500. izleyicin olurken şaşırdım ve mutlu oldum :) umarm herşey güzel olur senin için de... Bloğumu beğendiğin için ayrıca teşekkürler. Yazdığın güzel şeyler özel olduğundan yayınlamadım bir sakıncası var mı ? :)

    YanıtlaSil
  6. yoo yok tabiki :)
    aslında sana mail de atabilirdim ama üşendim yorum yapayım dedim :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir bardak çayın hikayesi..

Kaynana alt demlik gibidir, kaynadıkça fokurdar durur... Gelin üst demlik gibidir, alt demlik kaynadıkça yukarda demlenir durur.. Damat çay bardağı gibidir, biraz kaynana doldurur biraz gelin.. Kaynata çay tabağı gibidir, dökülenleri toplar.. Görümce çay kaşığı gibidir, ara sıra gelir karıştırır gider.. Çocuklar ise şeker gibidir, çayın tadına tat katar, yüzleri gülümsetir.. Kısaca bir bardak çay aile demektir :) *** Karadenizde anlatılan meşhur  hikayeyi bilmeyen yoktur sanırım.. çocukken hayranlıkla dinlerdim çok hoşuma giderdi.. bilmiyorum ne kadar doğru ne kadar yanlış ama şuanda benim için pek geçerli değil bu hikaye.. eskidendi böyle kaynana gelin muhabbetleri.. gelin aldık demek temizlikçi aldık demekti, gelin aldık demek aşçı aldık demekti, gelin aldık demek hizmetçi aldık demekti yalan mı? eski gelinleri az oturup dinleyin hiç biri güzel şeyler anlatmıyor.. ara sıra bana soruyorlar nasıl alışabildin mi evliliğe diye? tabi çok iyiyim , mutluyum diyorum.. g...

Aşka Yükseliş ve Seni İstiyorum

AŞKA YÜKSELİŞ  Ben izlediğim filmin yorumunu hemen bloga ekleyemezsem bir daha kafamdakileri toparlayıp yazamıyorum buraya sevgili okuyucularım.. o yüzdendir ki bu iki filmi hemen sizlerle paylaşmak istedim.. birbirinin peşi sıra çekilmiş iki film bunlar.. ilkinden başlıyorum önce "Aşka Yükseliş" filminden yani.. ünlü Melisa P. filminin oyuncusu Maria Valverde ile yakışıklı bir uşak başrolde.. zengin kız Babi ile sorunlu, agrasif , motorcu genç Hugo'nun aşkını konu alıyor tamamen.. yani tahmin ediyorum hangi kız izlese erir biter Hugo'nun yaptığı romantiklikler karşısında.. tamam sorunlu olabilir ama aşkın hakkını da çok iyi vermiş.. yani severek izlediğim filmin sonuna ne kadar üzüldüm anlatamam ! güzel işlenmiş bir konu ama sonu saçma bitmişti.. mutlu sonla bitmeyen filmleri sevmiyorum ben.. neyse film hakkında birşeyler araştırırken bir de ne göreyim, filmin devamı çekilmiş meğersem.. SENİ İSTİYORUM İşte filmin devamı seni...

yıldönümü hikayesi

1. evlilik yıldönümü, bunu yazarken bile şoklar geçiriyorum zamanın bu kadar çabuk geçtiğine inanamıyorum.. 2 ağustosta bir yılımızı doldurduk.. bana evli misin diye soranlara -evet yeni evliyim diyordum , bir yıl dolmuş artık neyine yeni diyorsam.. ilk yılın heyecanından mı, mutluluktan mı, birbirine alışma çilesinden mi neden bu kadar çabuk geçti anlamadım.. bir senede tecrübe ettim ki ne kadar uzun sevgililik yaşarsan yaşa, aynı eve girmedikçe ben onu çok iyi tanıyorum deme ^^ bazı huyları seni sinir ederken bazı çok güzel huylarına şaşa kalıp bayılabiliyorsun.. sevgiliyken aman kavga anında ağzımı tutayım dediklerini evlendikten sonra daha rahat söyleyebiliyorsun :) bunun sebebi ne olursa olsun zaten karı-kocayız beni terk edemez duygusu olabilir :D her kavga sonrası barışma çabaları ise tadından yenmez güzel bir olay.. evlilikteki kadın erkek iş dağılımının adaletsizliğine takıyorsun bazen kafayı.. yemek, çamaşır, ütü, temizlik, alışveriş kadının asli görevi...