Ana içeriğe atla

Bir küçük sohbet


yapmadığım bir şey yaptım bugün, önünden geçerken bi anda içeri daldım kermes salonunun..
tabak çanak, masa örtüleri,  çocuk oyuncakları,kitaplar ve yemekler..
bakındım biraz ama alıp da kullanabileceğim bişi bulamadım, mis gibi gözleme kokuyordu salon..
aldım bi masaya oturdum, birazdan çarçaflı bi teyze oturdu yanıma selam verdi hızlı hızlı yemeye başladı.. utana sıkıla gözümün içine bakındı, 'kızlarım da çok kızıyor bana ama ne yapayım biz sizin gibi rahat yetişmedik yavrum, dışarda çekiniyorum yemek yemeye' dedi..tabi doğrudur teyzecim dedim, annem de anlatıyor eskiden kızları tek başına çarşıya pazara bile göndermezlermiş kaldı ki masada oturup yemek yiyecekler.. evet kızım dedi ama ben ne yaşadıysam kızlarıma bunları hiç yaşatmadım, istediklerini yaptılar, okudular, gezdiler.. 
düşünüyorum da ne güzel zamanda dünyaya gelmişiz!
o sıcak savaşların olduğu kurtuluş savaşı zamanlarını düşünün, ne sıkıntılı zamanlarmış..
sonra elektriğin, televizyonun, bilgisayarın ve hayatımızı kolaylaştıran tüm teknolojik aletlerin olmadığı zamanlar var..kızların okula gönderilmediği zamanlar, kadının ezilip, büzüldüğü zamanlar ve bir sürü zaman daha..
şimdiki çocuklara bakıyorum, anne babalar bilinçli okumuş, çocukları dünyaya gelmeden yatak odaları hazır! bir oda dolusu kıyafet ve oyuncak cabası..
yeni gelenler her zaman eskisinden iyi şartlarda yaşayacak bu doğanın kuralı gibi..
ama şartlar güzelleştikçe kötüleşen şeyler de artıyor kuşkusuz,
kanserler mesela !
hemen her gün yeni bir çeşidi yakınlarımızda, komşumuzda ortaya çıkıyor..
korkuyorum, üzülüyorum ilerde neyle karşılaşacağım ben kendi adıma çok merak ediyorum..

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir bardak çayın hikayesi..

Kaynana alt demlik gibidir, kaynadıkça fokurdar durur... Gelin üst demlik gibidir, alt demlik kaynadıkça yukarda demlenir durur.. Damat çay bardağı gibidir, biraz kaynana doldurur biraz gelin.. Kaynata çay tabağı gibidir, dökülenleri toplar.. Görümce çay kaşığı gibidir, ara sıra gelir karıştırır gider.. Çocuklar ise şeker gibidir, çayın tadına tat katar, yüzleri gülümsetir.. Kısaca bir bardak çay aile demektir :) *** Karadenizde anlatılan meşhur  hikayeyi bilmeyen yoktur sanırım.. çocukken hayranlıkla dinlerdim çok hoşuma giderdi.. bilmiyorum ne kadar doğru ne kadar yanlış ama şuanda benim için pek geçerli değil bu hikaye.. eskidendi böyle kaynana gelin muhabbetleri.. gelin aldık demek temizlikçi aldık demekti, gelin aldık demek aşçı aldık demekti, gelin aldık demek hizmetçi aldık demekti yalan mı? eski gelinleri az oturup dinleyin hiç biri güzel şeyler anlatmıyor.. ara sıra bana soruyorlar nasıl alışabildin mi evliliğe diye? tabi çok iyiyim , mutluyum diyorum.. g...

Peçete Katlama Teknikleri

bir kadını en mutlu eden şeylerden birisi de yaptığı yemeklerin beğenilmesidir.. mesela ben, yemeğe başladığımızda eşimin suratına bakarım hemen :) ifadesinden ya da iştahla yemesinden -heh beğendi, diye bir ohh çeker devam ederim yemeğe :) yemeklerden ziyade sofranın cicili bicili süslenmesi de o yemeklerin iştahla yenmesine yardımcı oluyor bence.. illaki pahalı runner, amerikan servisi alacaksınız diye bir şey yok.. elinizde olan malzemeler ve çiçeklerle de sofranızı renklendirebilirsiniz.. genelde kağıt peçete kullanıyorum ben,  kağıt olsun kumaş olsun basit hareketlerle peçetelere değişik şekiller verebiliyoruz.. en azından bu posttan sonra ben daha çok özen göstereceğim :) işte bir kaç peçete katlama tekniği.. hangisi kolayınıza gelirse artık.. *fotoğraflar alıntıdır: pintereset.com

yıldönümü hikayesi

1. evlilik yıldönümü, bunu yazarken bile şoklar geçiriyorum zamanın bu kadar çabuk geçtiğine inanamıyorum.. 2 ağustosta bir yılımızı doldurduk.. bana evli misin diye soranlara -evet yeni evliyim diyordum , bir yıl dolmuş artık neyine yeni diyorsam.. ilk yılın heyecanından mı, mutluluktan mı, birbirine alışma çilesinden mi neden bu kadar çabuk geçti anlamadım.. bir senede tecrübe ettim ki ne kadar uzun sevgililik yaşarsan yaşa, aynı eve girmedikçe ben onu çok iyi tanıyorum deme ^^ bazı huyları seni sinir ederken bazı çok güzel huylarına şaşa kalıp bayılabiliyorsun.. sevgiliyken aman kavga anında ağzımı tutayım dediklerini evlendikten sonra daha rahat söyleyebiliyorsun :) bunun sebebi ne olursa olsun zaten karı-kocayız beni terk edemez duygusu olabilir :D her kavga sonrası barışma çabaları ise tadından yenmez güzel bir olay.. evlilikteki kadın erkek iş dağılımının adaletsizliğine takıyorsun bazen kafayı.. yemek, çamaşır, ütü, temizlik, alışveriş kadının asli görevi...