Ana içeriğe atla

Semt pazarimiz :)

gel abla gel, napolyon kiraz geldi kan kırmızı kirazlar burda :)
pazara gitmeyi sever misiniz?
ben ba-yı-lı-rım :)
evlendikten sonra beni en mutlu eden şeylerden birisi arka sokağımda kurulan pazar oldu!
haftasonu evimin işlerini bitirdikten sonra bir hevesle her hafta pazara çıkıyorum..
önce yavaş yavaş bütün tezgahlara bakarak sonuna kadar gidiyorum..
sonra da canımın çektiği şeyleri alarak geri dönüyorum :)
bu hafta makineyi alarak çıktım pazara..
peynirci amca - sen ajan mısın bizi mi çekiyorsun bakim diye seslendi tezgahtan :)
yok amca fotoğrafları internete koyucam dedim..
nereye koyacaksın söyle bakalım diyince hızlıca uzaklaştım :D
pazarın ortasında küçük hanımın güncesine koyucam diyemezdim ya utandım :)
ne güzel memlekette yaşıyoruz her ay tezgahtaki meyveler değişiyor..
şimdi başrol kirazlarda..
hepimize afiyet olsun, şifa olsun..







Yorumlar

  1. Pazara gitmeyi ben de çok severim...

    YanıtlaSil
  2. Kim sevmez kim o sevmeyen ;)
    Resimler müthiş yalnız maşallah.

    YanıtlaSil
  3. Deseydin ya buyur gel oku amcam Küçük Hanımın Güncesi ....
    Bir bağırıverirdi gel abla geeellll Küçük Hanımın Güncesi ne geeellll
    Ne kadar hoş fotoğraflar olmuş ; emeğine sağlık

    YanıtlaSil
  4. Pazar gibisi var mı? Hele bi de aydında köylü teyzelerin bahçelerinden getirdiği ürünlerden oluşan bir pazarsa...

    YanıtlaSil
  5. Pazar gibisi yok yaa samimiyetin dibi :)

    YanıtlaSil
  6. Pazarlar açık havada rengarenk alan kim sevmez ki .

    YanıtlaSil
  7. Evşmşn önüne kurulan pazara ne yazık ki çok sık gidemiyorum :(
    Bizim pazarlarımız hafta içi pazartesi olduğundan ve çalıştığımdan çoğunlukla mahrum kalıyorum :(

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir bardak çayın hikayesi..

Kaynana alt demlik gibidir, kaynadıkça fokurdar durur... Gelin üst demlik gibidir, alt demlik kaynadıkça yukarda demlenir durur.. Damat çay bardağı gibidir, biraz kaynana doldurur biraz gelin.. Kaynata çay tabağı gibidir, dökülenleri toplar.. Görümce çay kaşığı gibidir, ara sıra gelir karıştırır gider.. Çocuklar ise şeker gibidir, çayın tadına tat katar, yüzleri gülümsetir.. Kısaca bir bardak çay aile demektir :) *** Karadenizde anlatılan meşhur  hikayeyi bilmeyen yoktur sanırım.. çocukken hayranlıkla dinlerdim çok hoşuma giderdi.. bilmiyorum ne kadar doğru ne kadar yanlış ama şuanda benim için pek geçerli değil bu hikaye.. eskidendi böyle kaynana gelin muhabbetleri.. gelin aldık demek temizlikçi aldık demekti, gelin aldık demek aşçı aldık demekti, gelin aldık demek hizmetçi aldık demekti yalan mı? eski gelinleri az oturup dinleyin hiç biri güzel şeyler anlatmıyor.. ara sıra bana soruyorlar nasıl alışabildin mi evliliğe diye? tabi çok iyiyim , mutluyum diyorum.. g...

Aşka Yükseliş ve Seni İstiyorum

AŞKA YÜKSELİŞ  Ben izlediğim filmin yorumunu hemen bloga ekleyemezsem bir daha kafamdakileri toparlayıp yazamıyorum buraya sevgili okuyucularım.. o yüzdendir ki bu iki filmi hemen sizlerle paylaşmak istedim.. birbirinin peşi sıra çekilmiş iki film bunlar.. ilkinden başlıyorum önce "Aşka Yükseliş" filminden yani.. ünlü Melisa P. filminin oyuncusu Maria Valverde ile yakışıklı bir uşak başrolde.. zengin kız Babi ile sorunlu, agrasif , motorcu genç Hugo'nun aşkını konu alıyor tamamen.. yani tahmin ediyorum hangi kız izlese erir biter Hugo'nun yaptığı romantiklikler karşısında.. tamam sorunlu olabilir ama aşkın hakkını da çok iyi vermiş.. yani severek izlediğim filmin sonuna ne kadar üzüldüm anlatamam ! güzel işlenmiş bir konu ama sonu saçma bitmişti.. mutlu sonla bitmeyen filmleri sevmiyorum ben.. neyse film hakkında birşeyler araştırırken bir de ne göreyim, filmin devamı çekilmiş meğersem.. SENİ İSTİYORUM İşte filmin devamı seni...

yıldönümü hikayesi

1. evlilik yıldönümü, bunu yazarken bile şoklar geçiriyorum zamanın bu kadar çabuk geçtiğine inanamıyorum.. 2 ağustosta bir yılımızı doldurduk.. bana evli misin diye soranlara -evet yeni evliyim diyordum , bir yıl dolmuş artık neyine yeni diyorsam.. ilk yılın heyecanından mı, mutluluktan mı, birbirine alışma çilesinden mi neden bu kadar çabuk geçti anlamadım.. bir senede tecrübe ettim ki ne kadar uzun sevgililik yaşarsan yaşa, aynı eve girmedikçe ben onu çok iyi tanıyorum deme ^^ bazı huyları seni sinir ederken bazı çok güzel huylarına şaşa kalıp bayılabiliyorsun.. sevgiliyken aman kavga anında ağzımı tutayım dediklerini evlendikten sonra daha rahat söyleyebiliyorsun :) bunun sebebi ne olursa olsun zaten karı-kocayız beni terk edemez duygusu olabilir :D her kavga sonrası barışma çabaları ise tadından yenmez güzel bir olay.. evlilikteki kadın erkek iş dağılımının adaletsizliğine takıyorsun bazen kafayı.. yemek, çamaşır, ütü, temizlik, alışveriş kadının asli görevi...