Ana içeriğe atla

bir sevdadır english home :)


bu yazım english home severlere gelsin :),
en başta da eşime gelsin :)
evlenmeden önce her buluştuğumuzda bir tur english home'a girer yavaş yavaş herşeye bakardık..
evlenince şundan da alırız, bu nevresimler harika, perdelerimizi burdan almalıyız buna da bayıldım buna da diye diye dolaşır hiç bir şey almadan çıkardık :)
bizim de evimiz böyle bembeyaz olsun, burası çok huzurlu diye diye hayaller kurardık..
tabi o zamanlar laylaylom gezerken bu konuştuklarımızı bu kadar ciddiye alacağını hiç düşünmüyordum :)
yani erkektir sonuçta, nevresimdir perdedir ne anlar bunlardan diye düşünürdüm..
gel gör ki evlilik alışverişinde yaptığımız en büyük kavga konusu "perde"oldu..
zaman kısıtlıydı ve perdelerimi taç mağazasından almaya karar vermiştim, english home'da işler biraz yavaş yürüyordu..
ilk başta tamam demişti ama ordaki fon perdeler english home'daki gibi çiçekli olmadığı için asla alamazsın english home'dan alıcaz diye tutturmuştu..
zamanım yoktu Trabzona dönmem gerekiyordu ve yarınsı gün onun annesiyle gidip taç perdeden seçimimi yapmıştım..
ay hatırladıkça gülüyorum telafonda nasıl bağırıyor çiçekliyi seçmediysen asla almam  :)
koltukarımızda da çiçek var bu kadar fazla boğar odayı diye nasıl ikna ettiğimi bir ben bilirim :)
yani daha ilk alışverişimizde herşeyi birbirine uyduralım diye neler çektik neler..
şuan eve sürahi bile alsak rengi ya mor ya pembe ya beyaz oluyor..
bu fotoğraflardaki kuşlar ve kafes ise yine eşimin english home indirim yapmış diye aldığı ürünlerden sadece biri :)
hani english home indirim mesajı atıyor ya,
o mesaj daha bana gelmeden beni arayıp "merve , herşey yarı yarıya indirimde, o sevdiğimiz kafes, nevresim takımı hepsini alıyorum" diyor :)
hani teyzeler evlenmeden huyunu suyunu anlayamazsın diyorlar ya vallaha doğru.
tabi böyle huylara suylara can kurban ;)



Yorumlar

  1. Keyifle okudum yazınızı. Genelde yaşananların tam tersi yaşanır ya, hanım mağazaları gezmek ister, erkek ya kapıda bekler ya da bedenen oradadır ama ruhen başka yerlerde. Şanslısınız ev dekorasyonuna meraklı ve zevkli bir eşiniz var. Mutluluğunuz daim olsun

    YanıtlaSil
  2. Sizde tam sevda olmuş :))
    Biz de eşim daha mağazanın önünden geçerken rengi atmaya başlıyor ^^

    YanıtlaSil
  3. Ay english home sevdiğim bir markadır. Rengarenk ürünlerini severim. Benim eşim de çok meraklı ev dekorasyonu, mutfak ürünlerine.

    YanıtlaSil
  4. eveeet bi deeeee madam coco oysho ve esseeee :)

    YanıtlaSil
  5. Ya ne güzelmiş yorumlarda görünce blogunu takibe aldım ki :)

    http://menfiebrutas.blogspot.com.tr/

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir bardak çayın hikayesi..

Kaynana alt demlik gibidir, kaynadıkça fokurdar durur... Gelin üst demlik gibidir, alt demlik kaynadıkça yukarda demlenir durur.. Damat çay bardağı gibidir, biraz kaynana doldurur biraz gelin.. Kaynata çay tabağı gibidir, dökülenleri toplar.. Görümce çay kaşığı gibidir, ara sıra gelir karıştırır gider.. Çocuklar ise şeker gibidir, çayın tadına tat katar, yüzleri gülümsetir.. Kısaca bir bardak çay aile demektir :) *** Karadenizde anlatılan meşhur  hikayeyi bilmeyen yoktur sanırım.. çocukken hayranlıkla dinlerdim çok hoşuma giderdi.. bilmiyorum ne kadar doğru ne kadar yanlış ama şuanda benim için pek geçerli değil bu hikaye.. eskidendi böyle kaynana gelin muhabbetleri.. gelin aldık demek temizlikçi aldık demekti, gelin aldık demek aşçı aldık demekti, gelin aldık demek hizmetçi aldık demekti yalan mı? eski gelinleri az oturup dinleyin hiç biri güzel şeyler anlatmıyor.. ara sıra bana soruyorlar nasıl alışabildin mi evliliğe diye? tabi çok iyiyim , mutluyum diyorum.. g...

Aşka Yükseliş ve Seni İstiyorum

AŞKA YÜKSELİŞ  Ben izlediğim filmin yorumunu hemen bloga ekleyemezsem bir daha kafamdakileri toparlayıp yazamıyorum buraya sevgili okuyucularım.. o yüzdendir ki bu iki filmi hemen sizlerle paylaşmak istedim.. birbirinin peşi sıra çekilmiş iki film bunlar.. ilkinden başlıyorum önce "Aşka Yükseliş" filminden yani.. ünlü Melisa P. filminin oyuncusu Maria Valverde ile yakışıklı bir uşak başrolde.. zengin kız Babi ile sorunlu, agrasif , motorcu genç Hugo'nun aşkını konu alıyor tamamen.. yani tahmin ediyorum hangi kız izlese erir biter Hugo'nun yaptığı romantiklikler karşısında.. tamam sorunlu olabilir ama aşkın hakkını da çok iyi vermiş.. yani severek izlediğim filmin sonuna ne kadar üzüldüm anlatamam ! güzel işlenmiş bir konu ama sonu saçma bitmişti.. mutlu sonla bitmeyen filmleri sevmiyorum ben.. neyse film hakkında birşeyler araştırırken bir de ne göreyim, filmin devamı çekilmiş meğersem.. SENİ İSTİYORUM İşte filmin devamı seni...

yıldönümü hikayesi

1. evlilik yıldönümü, bunu yazarken bile şoklar geçiriyorum zamanın bu kadar çabuk geçtiğine inanamıyorum.. 2 ağustosta bir yılımızı doldurduk.. bana evli misin diye soranlara -evet yeni evliyim diyordum , bir yıl dolmuş artık neyine yeni diyorsam.. ilk yılın heyecanından mı, mutluluktan mı, birbirine alışma çilesinden mi neden bu kadar çabuk geçti anlamadım.. bir senede tecrübe ettim ki ne kadar uzun sevgililik yaşarsan yaşa, aynı eve girmedikçe ben onu çok iyi tanıyorum deme ^^ bazı huyları seni sinir ederken bazı çok güzel huylarına şaşa kalıp bayılabiliyorsun.. sevgiliyken aman kavga anında ağzımı tutayım dediklerini evlendikten sonra daha rahat söyleyebiliyorsun :) bunun sebebi ne olursa olsun zaten karı-kocayız beni terk edemez duygusu olabilir :D her kavga sonrası barışma çabaları ise tadından yenmez güzel bir olay.. evlilikteki kadın erkek iş dağılımının adaletsizliğine takıyorsun bazen kafayı.. yemek, çamaşır, ütü, temizlik, alışveriş kadının asli görevi...