Ana içeriğe atla

mutlu haftasonları :)



cuma günü öğleden sonra başlayıp pazar kahvaltısına kadar süren,
insanın bütün yorgunluğunun üstünden atıldığı,
içinin neşeyle dolduğu, sevgi kelebeği gibi etrafta dolaştığı o mübarek gün hafta sonu!
nihayet geldin!
nerelerdeydin yahu özledik seni :)
yaklaşık iki ayın verdiği sınav haftası yorgunluğu nihayet bitti ve güzel bir tatili hakettik..
her dakikası altın değerinde haftasonunu on gözle bekliyoruz arkadaşlar..
bu süreç içinde dikkat edilmesi gereken unsurları şu şekilde sıralamak istiyorum:
lütfen telefonları cuma akşamından sessize alalım ve evin uzak bir köşesine bırakalım..
kapı zilinin pilini çıkaralım ve usulca saklayalım..
her türlü gelebilecek davetsiz misafire karşılık ışıkları hafif karartalım ve evde sessiz olalım..
gece için ön hazırlık yapalım ve izlenebilecek filmleri ayarlayalım..
eve girmeden her türlü cipsi, çekirdeği  ve zararlı olup da mutluluk veren her nevaleyi alalım..
cumartesi öğleye kadar uyuyup, kahvaltıyı tv karşısında aptal magazin programlarına zaplayarak yapalım..
öğleden sonra sıkılır gibi olursak hemen akşam için güzel bir gezme planı yapalım ve kafamızı dağıtalım..
olası tüm güzellikleri bu koskoca iki güne sığdırıp neşe ve enerji depolayarak kendimizi bir nebze mutlu edelim..
he tabi bu kadar plan ve program yaptıktan sonra olurda bazı aksilikler çıkar diye,
şimdiden bildiğiniz bütün duaları okuyarak bir ön hazırlık mahiyetinde yukardan da yardım almayı unutmayalım :)
hadi bakalım mutlu geçsin haftasonunuz :)

Yorumlar

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Aşka Yükseliş ve Seni İstiyorum

AŞKA YÜKSELİŞ  Ben izlediğim filmin yorumunu hemen bloga ekleyemezsem bir daha kafamdakileri toparlayıp yazamıyorum buraya sevgili okuyucularım.. o yüzdendir ki bu iki filmi hemen sizlerle paylaşmak istedim.. birbirinin peşi sıra çekilmiş iki film bunlar.. ilkinden başlıyorum önce "Aşka Yükseliş" filminden yani.. ünlü Melisa P. filminin oyuncusu Maria Valverde ile yakışıklı bir uşak başrolde.. zengin kız Babi ile sorunlu, agrasif , motorcu genç Hugo'nun aşkını konu alıyor tamamen.. yani tahmin ediyorum hangi kız izlese erir biter Hugo'nun yaptığı romantiklikler karşısında.. tamam sorunlu olabilir ama aşkın hakkını da çok iyi vermiş.. yani severek izlediğim filmin sonuna ne kadar üzüldüm anlatamam ! güzel işlenmiş bir konu ama sonu saçma bitmişti.. mutlu sonla bitmeyen filmleri sevmiyorum ben.. neyse film hakkında birşeyler araştırırken bir de ne göreyim, filmin devamı çekilmiş meğersem.. SENİ İSTİYORUM İşte filmin devamı seni...

yıldönümü hikayesi

1. evlilik yıldönümü, bunu yazarken bile şoklar geçiriyorum zamanın bu kadar çabuk geçtiğine inanamıyorum.. 2 ağustosta bir yılımızı doldurduk.. bana evli misin diye soranlara -evet yeni evliyim diyordum , bir yıl dolmuş artık neyine yeni diyorsam.. ilk yılın heyecanından mı, mutluluktan mı, birbirine alışma çilesinden mi neden bu kadar çabuk geçti anlamadım.. bir senede tecrübe ettim ki ne kadar uzun sevgililik yaşarsan yaşa, aynı eve girmedikçe ben onu çok iyi tanıyorum deme ^^ bazı huyları seni sinir ederken bazı çok güzel huylarına şaşa kalıp bayılabiliyorsun.. sevgiliyken aman kavga anında ağzımı tutayım dediklerini evlendikten sonra daha rahat söyleyebiliyorsun :) bunun sebebi ne olursa olsun zaten karı-kocayız beni terk edemez duygusu olabilir :D her kavga sonrası barışma çabaları ise tadından yenmez güzel bir olay.. evlilikteki kadın erkek iş dağılımının adaletsizliğine takıyorsun bazen kafayı.. yemek, çamaşır, ütü, temizlik, alışveriş kadının asli görevi...

Kırlent yaptım, oldu :)

İstanbul'da en sevdiğim şeylerden birisi "pazar kültürü".. neredeyse her semtte, haftanın belli günlerinde kurulan pazarlara bayılıyorum.. bazıları kıyafet ağırlıklı bazıları yiyecek.. evlenmeden önce sadece kıyafetlere bakıyordum, mango, koton, bershka ne istersen buluyorsun :) şimdi işler biraz değişti tabi, her hafta mutfak alışverişini pazardan yapmak büyük keyif benim için.. artık mağazalarda satılan çoğu şeyin muadili hemencek pazarlarda satılıyor.. mesela bu kırlentler, normal mağazada 30, 40 liraya satılıyor hatta daha da pahalı.. mor çiçekli fon perdeme uygun kırlent aldım ben de bu hafta.. içi boş kırlentlerin tanesi 5 lira.. evlenirken aceleyle aldığım bazı yastıklarımı hiç beğenmiyordum.. pamukları bir garip olmuştu zamanla.. aklıma bu şekilde değerlendirmek geldi ve yastıklarımı kesip kırlent yaptım.. içlerindeki pamuğu direk kırlente doldurmadım, pazardan tanesi 2 liraya beyaz mitil aldım.. sonuç toplam 14 liraya iki tane yepyeni cicili bicili k...