Ana içeriğe atla

Özgürlük Heykeli

Manhattan ve Özgürlük heykeli en çok beğendiğim yerlerden birisi oldu.. Manzarası bana İstanbul'u anımsatmıştı.. Özgürlük heykeline gitmek için vapura binmek gerekiyormuş çünkü kendileri Özgürlük Adası dedikleri yemyeşil bir adanın üstünde bulunuyormuş.. Kız kulesi gibi .. denizin ortasında ada , adanın üstünde heykel :) ama bu ada çok daha büyük tabiki.. Heykel Fransızların hediyesiymiş Amerikalılara, en çok turistin ziyaret ettiği yerlerden birisi burası.. filmlerden, fotoğraflardan gördüğümüz kareleri bizzat kendi gözlerinizle görüyorsunuz.. bu arada heykel bir bayanmış:) yani dikkatimi pek çekmemişti önceden cinsiyeti ama yakınında olunca anlayabiliyorsunuz..

 
   

Yorumlar

  1. merve !
    görsellerin yine müthiş, paylaştığın! bilgilendirdiğin için teşekkürler, oraya kadar gitmişken özgürlük heykelini ziyaret etme olanağını kullansaydın daha isabetli olurdu diye düşünüyorum, tabi ki, o anki endişelerini de bilemiyorum:)
    mutlu hafta sonları.

    YanıtlaSil
  2. oraya kadar gitmişken özgürlük heykeline de gitseydin ne demek ki :) tabi ki gittim , gördüm.. resimleri de orada çektim işte :)

    YanıtlaSil
  3. merve'cim ;

    ifade arzım bu değildi, haliyle gittin, fotolar çektin paylaşımın için tşk.ler, asolon iç konumunun bilgileriydi. bunu yerine getirdiğine dair iç donanımı ile ilgin bir açıklama olmayınca heykelin mabuta'sını ziyaret edip etmediğine bir açıklık getirmemişsin ki!):)
    Şeyma Arsel yazılarından bazı bilgilere ulaştığım için senin yazdıklarımla kıyasladığımda, soru potansiyelimin haklılığına ikna olabilirsin:D

    "Ziyaretçiler, heykelin içinden meşaleye kadar 168 basamaklı bir merdivenden çıkabilirler. Heykelin meşale tutan sağ elinin yüksekliği, 13 metredir. Meşalenin etrafındaki dehlizde 15 kişi bir arada dolaşabilir. Heykelin başının genişliği 2 metre, yüksekliği ise tacı ile birlikte 5 metredir."

    YanıtlaSil
  4. merak meselesi tabi sen de haklısın.. ama ben heykelin kafa genişliğini hiç merak etmedim doğrusu :) burda da ansiklopedik bilgi vermeyi istemedim o yüzden yazımı kısa kesmiştim.. bende bıraktığı izlenimler sadece o kadardı çünkü..

    YanıtlaSil
  5. valla ben on sene kaldim bir kez gitmedim neyse bir dahaki sefere .

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir bardak çayın hikayesi..

Kaynana alt demlik gibidir, kaynadıkça fokurdar durur... Gelin üst demlik gibidir, alt demlik kaynadıkça yukarda demlenir durur.. Damat çay bardağı gibidir, biraz kaynana doldurur biraz gelin.. Kaynata çay tabağı gibidir, dökülenleri toplar.. Görümce çay kaşığı gibidir, ara sıra gelir karıştırır gider.. Çocuklar ise şeker gibidir, çayın tadına tat katar, yüzleri gülümsetir.. Kısaca bir bardak çay aile demektir :) *** Karadenizde anlatılan meşhur  hikayeyi bilmeyen yoktur sanırım.. çocukken hayranlıkla dinlerdim çok hoşuma giderdi.. bilmiyorum ne kadar doğru ne kadar yanlış ama şuanda benim için pek geçerli değil bu hikaye.. eskidendi böyle kaynana gelin muhabbetleri.. gelin aldık demek temizlikçi aldık demekti, gelin aldık demek aşçı aldık demekti, gelin aldık demek hizmetçi aldık demekti yalan mı? eski gelinleri az oturup dinleyin hiç biri güzel şeyler anlatmıyor.. ara sıra bana soruyorlar nasıl alışabildin mi evliliğe diye? tabi çok iyiyim , mutluyum diyorum.. g...

Nişanlandım :)

herkese merhabalar, çok güzel haberlerim var size a dostlar :) dört yıllık sevdiceğimle sonunda nişanımızı yaptık, birbirimize söz verdik.. evlilik yolunda en önemli adımı attık.. herkesin olduğu gibi benim de en büyük hayalim, ilerde bir gün sevdiğim ve beni çok sevecek bir adamla evlenmekti.. insanın hayallerini yaşaması kadar güzel bir duygu yokmuş bunu anladım en çok.. siz ne kadar herşeyi kontrol altına almaya çalışırsanız çalışın, illaki sorunlar çıkacakmış bunu da anladım.. ufak aksilikler olsa da harika bir nişan günü geçirdim diyebilirim.. öncesinde de işlerim tıkır tıkır yolunda gitti.. elbisemi aldım, terzide biraz düzelttirdim , çok soran olduğu için size de söylüyorum maliyeti yüz liraya geldi.. şalım ve şapkamı da elli liraya aldım ve sonuç fotoğraflardaki gibi oldu.. kpss hazırlığında olduğum için harıl harıl evlilik hazırlığı yapamıyorum.. o yüzden blogumu boşluyorum.. ama sonrasında bütün güzel anılarımı sizinle paylaşacağım.. bu üç ay için...

Aşka Yükseliş ve Seni İstiyorum

AŞKA YÜKSELİŞ  Ben izlediğim filmin yorumunu hemen bloga ekleyemezsem bir daha kafamdakileri toparlayıp yazamıyorum buraya sevgili okuyucularım.. o yüzdendir ki bu iki filmi hemen sizlerle paylaşmak istedim.. birbirinin peşi sıra çekilmiş iki film bunlar.. ilkinden başlıyorum önce "Aşka Yükseliş" filminden yani.. ünlü Melisa P. filminin oyuncusu Maria Valverde ile yakışıklı bir uşak başrolde.. zengin kız Babi ile sorunlu, agrasif , motorcu genç Hugo'nun aşkını konu alıyor tamamen.. yani tahmin ediyorum hangi kız izlese erir biter Hugo'nun yaptığı romantiklikler karşısında.. tamam sorunlu olabilir ama aşkın hakkını da çok iyi vermiş.. yani severek izlediğim filmin sonuna ne kadar üzüldüm anlatamam ! güzel işlenmiş bir konu ama sonu saçma bitmişti.. mutlu sonla bitmeyen filmleri sevmiyorum ben.. neyse film hakkında birşeyler araştırırken bir de ne göreyim, filmin devamı çekilmiş meğersem.. SENİ İSTİYORUM İşte filmin devamı seni...