Ana içeriğe atla

Kayıtlar

şiirler_im etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

hoş geldin kadınım şiiri

Hoş geldin kadınım benim hoş geldin yorulmuşsundur;  nasıl etsemde yıkasam ayacıklarını ne gül suyum ne gümüş leğenim var, susamışsındır; buzlu şerbetim yok ki ikram edeyim acıkmışsındır; beyaz ketenli örtülü sofralar kuramam memleket gibi yoksuldur odam. Hoş geldin kadınım benim hoş geldin ayağını bastın odama kırk yıllık beton, çayır çimen şimdi güldün, güller açıldı penceremin demirlerinde ağladın, avuçlarıma döküldü inciler gönlüm gibi zengin hürriyet gibi aydınlık oldu odam... Hoş geldin kadınım benim hoş geldin. Nazım Hikmet

Tahirle Zühre Meselesi

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil, bütün iş Tahirle Zühre olabilmekte yani yürekte. Meselâ bir barikatta dövüşerek meselâ kuzey kutbunu keşfe giderken meselâ denerken damarlarında bir serumu ölmek ayıp olur mu? Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil. Seversin dünyayı doludizgin ama o bunun farkında değildir ayrılmak istemezsin dünyadan ama o senden ayrılacak yani sen elmayı seviyorsun diye elmanın da seni sevmesi şart mı? Yani Tahiri Zühre sevmeseydi artık yahut hiç sevmeseydi Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden? Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil. çok seviyorum Nazım Hikmet'in bu şiirini.. "sen elmayı seviyorsun diye elmanın da seni sevmesi şart mı " :) ama kusura bakmasın usta şairimiz bu zamanda herşey gibi sevgi anlayışımız da çok değişti.. yeni nesil bencillikle suçlanıyor, eee ben de yeni nesilim üstüme al...

Kilometrelerce uzakta olan birini sevmek !

En zorudur dimi böyle birisini sevmek,özlemek,beklemek.. sevmeyi sürdürebilmek en zorudur bence.. onca insan arasından onu seçmek,özlemek kelimesinin hakkını vere vere sadece sevmek.. bazen araya kilometreler girer ama hiç olmadığı kadar mutlu olursunuz, sevginin de hakkını vere vere seviyorsunuzdur çünkü, bazen de bir metre kadar yakınınızdadır sevdiğiniz ama aranızda kilometreler vardır.. hangisi daha zor, hangisi daha imkansız bilemeyeceğim ama çok anlamlı bir şiir daha dinlettirdi bize Erdem.. sen bu işi biliyorsun komşu :)

Canım İstanbul

Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar; Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar. İçimde tüten birşey; hava, renk, eda, iklim; O benim, zaman, mekan aşıp geçmiş sevgilim.   Sonunda evimdeyim, mutluyum ... hem de çok ama bir o kadar da yorgunum . şimdi tatil sırası bana geldi, bir kaç güne Trabzonuma da kavuşucam, oh mis :)

Hani bazen olur ya...

Hani bazen olur ya... karanlıkların ucunda aydınlığı ararsın... Aydınlığın ucunda durana söyleceklerin olurda diyemezsin... Sözler boğazında düğümlenir dilin kilitlenir.. Bir umut beklersin bulamazsın yanar yanar istersin de elde edemezsin.... Hani bazen olur ya...  Yüreğin onu gösterir de aklın ve mantığınla karar veremezsin... Doğru nedir yanlış nedir asla ama asla çözemezsin... Sen misin yaşayan yoksa hayat mıdır seni yaşatan sezemezsin... Karanlıkların ardında yine karanlıklara sarılır da gülemezsin... Hani bazen olur ya...   Sevgi doludur da özlemin bunu göstermeye bile korkarsın... Yarını bir günü bırakır da sadece bu günü yaşarsın... Anlatmak istersin yaşadıklarını ve duygularını ama tarif edemezsin... Kimsesizler sokağında kimsenin bilmediği bir evi mesken tutarsın... Hani bazen olur ya... Onsuzluğun başında onla olmanın sonundasındır da bunu ancak sen görürsün... İsyan edesin gelir olanlara ve kaderine ama edemezsin... Elin ...

insan özlemeye görsün !

yüreğimdeki hep aklımda.. hep aklımda,hep aklımda... akıl kesildi yüreğim, yürek kesildi aklım da.. Özdemir Asaf

Galiba ölüyorum...

Çözdükçe dolaşıyorum… Özlemlerim arasında Boğuluyorum… Aslanın pençesine takılmış gibiyim İçimde dişleri… Rüzgar esiyor eğiliyorum Yazık… Mevsim ilkbahar Bense; Yaprak yaprak dökülüyorum… Kimse bilmiyor… Söyleyemediğim o kadar çok şey var ki; Korkuyorum… Saplandı bir kere bıçak Çıkaramıyorum… O kadar dileğim var ki, Dayanamıyorum… Kesilen benim nefesim Galiba… Galiba ölüyorum…  bazen herkese olur bu hal gelir aniden oturuverir kucağınıza , kaldırıp yan koltuğa bile koyamazsınız ,yapışmıştır adeta... mutfakta , yemekte, banyoda, film izlerken karşında, müzik dinlerken kafanın içinde, gözünü kapatıp uyumak istediğinde yastığının altındadır sanki...rüyama girmese bari orada dinleneyim azcık dersin ama uyutmaz bile...kalbi sıkışır mı insanın en mutlu olduğu anda bile ölecek gibi mi olur, mutsuzken anlarım da bu durumu mutluyken neden acı çekelim ki...ne tarafa dönsek olmuyor, bu kadar mı aciziz hayatı kontrol altına almaktan ve ya kendimizi...b...

Gitmek İstiyorum

Bu günlerde herkes gitmek istiyor Küçük bir sahil kasabasina Bir baska ülkeye, daglara, uzaklara... Hayatindan memnun olan yok. Kiminle konussam ayni sey... Herseyi, herkesi birakip gitme istegi. Öyle "yanina almak istedigi üç sey" falan yok. Bir kendisi Bu yeter zaten. Herseyi, herkesi götürdün demektir.. Keske kendini birakip gidebilse insan. Ama olmuyor. Hani kendimizden raziyiz diyelim, öteki de olmuyor. Yani herseyi yüzüstü birakmak göze alinmiyor. Böyle gidiyoruz iste. Bir yanimiz "kalk gidelim", öbür yanimiz "otur" diyor. "Otur" diyen kazaniyor. O yan kalabalik zira... is, Güç, sorumluluk, çoluk çocuk, aile, Güvende olma dugusu... En kötüsü aliskanlik Aliskanligin verdigi rahatlik, Monotonlugun dogurdugu bikkinligi yeniyor. Kaliyoruz... Kus olup uçmak isterken, agaç olup kök saliyoruz. Can Yücel

sevdiğin kadar sevilirsin..

Yerin seni çektiği kadar ağırsın Kanatların çırpındığı kadar hafif  Kalbinin attığı kadar canlısın  Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç  Sevdiklerin kadar iyisin  Nefret ettiklerin kadar kötü  Ne renk olursa olsun kaşın gözün  Karşındakinin gördüğüdür rengin  Yaşadıklarını Kar sayma:  Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;  Ne kadar yaşarsan yaşa,  Sevdiğin kadardır ömrün  Gülebildiğin kadar mutlusun  üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin  Sakın bitti sanma her şeyi,  Sevdiğin kadar sevileceksin.  Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer  Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın  Bir Gün yalan söyleyeceksen eğer Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.  Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret  Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın  Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın  Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak....

Dünya kaçtı gözüme...

Yakın Bir ışık düşerse üstüne basma. Daha yakınlaşır, korkarsın. Bir leke, silmeye - gör, Leke kalır, sen çıkarsın. Bir gölge, nereye gider. Gözlerince gider, bakarsın. Bakarsın girer gözlerinden. Leke onun peşinden, bakarsın. Bir ışık düşerse üstüne basma, Gözlerine basarsın.     Özdemir Asaf